YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/540
KARAR NO : 2014/3158
KARAR TARİHİ : 17.02.2014
MAHKEMESİ : KALKANDERE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/03/2013
NUMARASI : 2012/57-2013/77
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı A.. A.. vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden; dava konusu 108 ada 19, 36, 56,67 109 ada 7, 119 ada 15 ve 117 ada 26 parsel sayılı taşınmazlarda davacı ve davalı A. A..’ün paydaş oldukları, 108 ada 37, 38, 55, 57, parsel 109 ada 5, 6 parsel 119 ada 8, 9, 13, 14 parsel sayılı taşınmazlarda davacının payının olduğu, davalı A.. A..’ün taşınmaz üzerinde kayıttan ve mülkiyetten kaynaklı bir hakkı olmadığı, taşınmazların bahçe ve çay bahçesi vasfında olduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; mahkemece ecrimisil isteğinin kabulüne karar verilen dava konusu 108 ada 19, 36 ve 67 parsel; 109 ada 7 parsel; 119 ada 15 parsel sayılı taşınmazlarda çay tarımı yapıldığı, 108 ada 37, 38, 55 ve 57 parsel, 109 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlarda da davalı A.. A..’ün taşınmaz üzerinde kayıttan ve mülkiyetten kaynaklı bir hakkı olmadığı tespit edilmesi karşısında davacı yönünden intifadan men koşulunun gerçekleştiğinin kabulünde bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazlarının Reddine,
Ne var ki; davalı, 29.01.2013 tarihli cevap dilekçesinde dava konusu yerleri davacının rızası ile kullandığını ileri sürmüş ve 14.09.2012 tarihli dilekçesi ile içlerinde Fatma Kamiloğlu’nun da bulunduğu tanık listesini mahkemeye ibraz etmiş, davalının tanık Fatma Kamiloğlu’nu dinletme isteği ise, 06.03.2013 tarihli celsede Yargıtay, içtihatları uyarınca tanığın mahallinde dinlenilmesi gerektiği ve yapılan keşfin de yeterince açık olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK nın 241 ve devamı maddeleri gereğince” ret edilerek, tanık delili toplanmaksızın karar verilmek suretiyle savunma hakkı kısıtlanmıştır.
Hal böyle olunca, davalının bildirmiş olduğu tanık Fatma Kamiloğlu’nun HMK’nun 243. vd. maddeleri gereğince usulünce davet edilerek ya da talimat yoluyla dinlenilerek, toplanan ve toplanacak tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Okundu
03.03.2014 A.R.T.