YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7375
KARAR NO : 2014/10759
KARAR TARİHİ : 02.06.2014
MAHKEMESİ : BURSA 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/02/2014
NUMARASI : 2013/1025-2014/331
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 515 parsel sayılı taşınmazın 2/8 payının Ömer kızı E.. S.. adına kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazın 1975 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1971 yılında ölen A. S..’un eşi Emine ile çocukları Ahmet ve Emrullah adına tescil edildiği, 2/8 pay sahibi olan davacının tapu kaydında doğum tarihinin 1934 olarak yazıldığını oysa ki nüfus kaydında 16/8/1932 olduğunu ileri sürerek doğum tarihinin nüfus kaydına uygun şekilde düzeltilmesi istemiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de “Mülkiyet hakkının tescili” başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı ve soyadı, baba adı ile edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Görülüyor ki; bunların arasında malikin doğum tarihi almamıştır. Dolayısıyla tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgilerinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez. Şayet tapunun tesciline dayanak yapılan işlemde düzeltmeyi gerektirir bir hata yapılmışsa, bu hata tüzüğün 87. maddesi uyarınca ilgilisinin başvurusu üzerine o maddedeki konular araştırılarak idarece düzeltilmelidir.
Öte yandan doğum tarihi tapu sicilinde bulunması zorunlu unsurlardan olmadığından bu hususların düzeltilmesi dava yoluyla istenemese de çoğun içerisinde az da vardır kuralı gereğince davanın tespit davası (tapu maliki ile davacının aynı kişi olduğunun tespiti) olarak değerlendirilerek işin esasının incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalı tarafın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.