Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/846 E. 2014/7070 K. 03.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/846
KARAR NO : 2014/7070
KARAR TARİHİ : 03.04.2014

MAHKEMESİ : AKYURT SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2013
NUMARASI : 2013/62-2013/149

Taraflar arasında görülen tapu kaydının düzeltilmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, tetkik hakimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp, düşünüldü;

Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğin ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacının mirasbırakan “Gani kızı S. H. B.” maliki olduğu 1341 ada 10, 1342 ada 12, 1343 ada 12 ve 1346 ada 8 parsel sayılı taşınmazlarda baba adının sehven “Abdulgani”, adının da “Satıa” olarak eksik yazıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesi isteğiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, dosya kapsamı ve noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen kayıt ve belgelerden; dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesine karar verilmiş olması kural olarak doğrudur. Davalının öteki temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; bilindiği gibi, mahkemelerce verilen kararların 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/2. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2.) maddesinde belirtildiği üzere, her bir istek hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermesi ve infaza imkan sağlayacak içerikte bulunması zorunludur.
Somut olayda ise; mahkemece, açıklanan hükümlere uygun bir karar verildiğini söyleyebilme olanağı yoktur.
Şöyle ki, mahkemece, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında hem davacının murisi S.H. B. adı ve baba adının nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesine karar verildiği, hem de, aynı murisin davacının dedesinin kardeşi olduğundan bahisle yine adında düzeltme yapılması şeklinde hükmün karıştırılarak tesis edildiği görülmektedir.
Hal böyle olunca; mahkemece, yukarıda açıklanan biçimde tarafların tüm istekleri bakımından gerekçesi de açıklanarak bir karar oluşturulması, yasal düzenlemelerin gözetilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.