YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18150
KARAR NO : 2014/4386
KARAR TARİHİ : 26.02.2014
MAHKEMESİ : SÖKE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/05/2013
NUMARASI : 2012/155-2013/232
Yanlar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Asıl ve birleşen dava, ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece,taraflar adına oluşan kayıtların dayanağını teşkil eden veraset ilamının iptal edildiği mirasçıların paylarının yeniden belirlendiği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın kabulüne,vekalet ücreti konusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş;hüküm, davacılar vekilince vekalet ücretine hasren temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere;Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi hükmü “Anlaşmazlık,davanın konusuz kalması,feragat,kabul,sulh veya herhangi bir nedenle;ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse,tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti,ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez” şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda,mahkemece asıl ve birleşen davada ön inceleme tutanağı düzenlenmemiş, asıl davada dava dilekçesi 27.04.2012 tarihinde davalı Vasfiye’ye tebliğ edilmiş ve davalı Vasfiye ilk oturum (28.06.2012) tarihinden önce 10.05.2012 havale tarihli cevap dilekçesi ile davayı kabul etmiş;birleşen davada ise davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmemiş (birleştirme kararı ise sadece davalılardan Hüseyin’e 20.03.2013 tarihinde tebliğ edilmiş) olup davalılar 28.03.2013 tarihli celsede asıl davada anneleri Vasfiye’yi temsil eden Av.A. E. tarafından vekaletnamelerinin sunulması suretiyle kendilerini temsil ettirmişler ve aynı celsede davalılar vekili 10.05.2012 havale tarihli kabul beyanını içerir cevap dilekçesini tekrar ettiğini bildirmiştir.
Hal böyle olunca; asıl davada davalı Vasfiye davayı ilk celseden önce;birleşen davada ise davalılar davayı kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri ilk celsede kabul ettiklerine göre asıl ve birleşen davada vekalet ücretinin 1/2 sine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.