Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/1517 E. 2014/4385 K. 26.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1517
KARAR NO : 2014/4385
KARAR TARİHİ : 26.02.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 16. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/12/2012
NUMARASI : 2011/196-2012/623

Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

Dava, imar parseline elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1114 ada 1 nolu imar parselinin davacı adına kayıtlı olduğu, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre davalılara ait çekişme konusu binanın 1 nolu parsel içinde kaldığı, taşınmazın 28.10.2004 tarihinde 2981/3290 Sayılı Yasanın 10/c maddeleri uyarınca yapılan ıslah imar uygulaması ile oluştuğu ve 04.03.2005 tarihinde Y. Kenan Bulutoğlu adına tapuya tescil edildiği,anılan imar uygulamasının İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 2005/1496 E. 2007/ 1878 K. sayılı kararıyla iptal edildiği ve kararın derecattan geçmek suretiyle 21.12.2009 tarihinde kesinleştiği,taşınmazın 09.12.2010 tarihinde davacıya satış suretiyle devredildiği,Ataşehir Belediyesince geri dönüşüm işlemi ile bilahare iptal kararındaki gerekçeye uygun olarak yeni bir imar uygulamasının yapılması için 06.03.2012 tarihli karar alındığı ve geri dönüşüm işleminin ihale aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, tapu kaydının illeti ve sebebi sayılan idari işlemin iptal edilmesi halinde, bu suretle oluşan kayıtların yolsuz tescil durumuna düşeceği, öte yandan idari işlemi iptal eden İdari Yargı kararının niteliği itibariyle önceki kayıtları kendiliğinden ihyâ etmeyeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca,imar parseli imar işleminin iptal edilmesi sebebiyle ortadan kalktığına göre öncelikle geri dönüşüm veya yeni bir imar uygulaması işleminin tamamlanıp tamamlanmadığının araştırılması, kadastral parsele geri dönüşüm veya yeni bir imar uygulaması işlemi tamamlanmış ise tecavüzün hangi kadastral veya imar parseli içersinde kaldığı ve tecavüze konu bölümle ilgili davacının bir mülkiyet hakkı olup olmadığının belirlenmesi;geri dönüşüm veya yeni bir imar uygulaması işlemi tamamlanmamış ise sonucunun beklenmesi ve ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, hukuki dayanağı kalmayan imar kaydı üzerinden yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.