YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6305
KARAR NO : 2014/9236
KARAR TARİHİ : 06.05.2014
MAHKEMESİ : İSKENDERUN 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/06/2013
NUMARASI : 2013/116-2013/569
Taraflar arasında görülen tapu kaydının düzeltilmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı; 249 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında adının “Mulla oğlu İ.. Y..” yazıldığını belirterek, anılan parsele ait malik adının nüfus kaydına göre “Hasan oğlu İ.. Y.. ” olarak düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, talep konusu taşınmazın 20.01.1976 tarihinde yapılan kadastro sırasında, ırsen intikal ve paylaşıma istinaden 23 yılı aşkın süreyle Mulla oğlu Selim Yılmaz’ın zilyetliğinde iken 1975 yılında ölümüyle eşi Zübeyde, çocukları Mustafa, Durdu, Eşe, Selim ve isimleri bilinmeyen mirasçılarına kaldığı belirtilip Mulla oğlu İ.. Y.. adına tespit edildiği, beyanlar hanesine “Mulla oğlu İ.. Y.. ölüdür” açıklamasının yazıldığı anlaşılmaktadır. Davacı 01.01.1958 doğumlu olup Necla isimli eşi , Nilgün ve Nilüfer isimli iki çocuğu bulunmaktadır. Dolasıyla davacının eş ve çocuklarını gösterir aile nüfus kayıt tablosu ile kadastro tespit tutanağının içeriği örtüşmemektedir. Kaldı ki tespit tarihinde İ.. Y.. ölü olduğu gibi tespit tarihi itibariyle davacı 18 yaşında olup bu yaştaki bir kişinin en az 4 çocuğunun olması da hayatın olağan akışına aykırıdır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.