Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/8604 E. 2014/9260 K. 06.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8604
KARAR NO : 2014/9260
KARAR TARİHİ : 06.05.2014

MAHKEMESİ : BODRUM 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/03/2013
NUMARASI : 2011/332-2013/77

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesi isteği bakımından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteği bakımından ise reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 06.05.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Ü.. T… ile temyiz edilen vekili Avukat S.. S… geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, dava açıldıktan sonra taşınmaz boşaltıldığı için el atmanın önlenmesi isteği hakkında konusuz kalması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına; ecrimisil isteğinin ise reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davalı Gönül’ün kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı halde, davacının kayden maliki olduğu 5 parsel sayılı taşınmazdaki 4 numaralı bağımsız bölümü kullanmak suretiyle elattığı, ancak; yargılama aşamasında taşınmazı boşalttığı, ecrimisil isteğinin ise dava tarihinden sonraki döneme ilişkin bulunduğu, dava tarihine kadar doğmuş bulunan ecrimisile ilişkin bir talebin bulunmadığı gözetilerek, elatmanın önlenmesi isteği hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteğinin ise reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 326/1. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK’nun) 417. ve 419. ) maddeleri gereğince yargılama harç ve giderleri, kural olarak davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. Ancak, HMK’nin 331/1. (HUMK’nin 425.) maddesinde, davanın esası hakkında karar verilmeyen hallerde yargılama giderinin hakim tarafından belirleneceği öngörülmüş olup, bu belirlemenin davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması şeklinde değerlendirilmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6/1. maddesi hükmünde “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur.”düzenlemesine yer verilmiştir.
O hâlde, dava açıldığı tarihte davalının çekişme konusu taşınmaza elattığı, yargılama sırasında tecavüzüne son verdiği ve bu şekilde davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek, elatmanın önlenmesi isteği bakımından yargılama harç ve giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılıp, davacı aleyhine vekalet ücreti taktir edilmesi doğru değildir.
Davacı yanın bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2013 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 1.100.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.