Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/677 E. 2014/4509 K. 27.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/677
KARAR NO : 2014/4509
KARAR TARİHİ : 27.02.2014

MAHKEMESİ : ÇATALCA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/04/2013
NUMARASI : 2011/289-2013/167

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

Davacı, miras bırakanı Osman oğlu A. Ç.’un kayden maliki olduğu 217 ada 39 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında adının “Osman oğlu Ahmet” olarak yer aldığını gerçekte nüfus kaydında adının “A. Ç.”, soyadının ise “Assi” olduğunu ileri sürerek, anılan taşınmazın tapu kaydında eksik yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilerek tapu kaydına ilave edilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişmeli 217 ada 39 parsel sayılı taşınmazın, 01.02.1979 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları ile dayanak Şubat 1950 tarihli, 65 sıra nolu, 98 cilt nolu, 14 sayfa nolu tapu kaydı uyarınca “Osman oğlu Ahmet” adına tespit ve tescil edildiği, dayanak tapu malikinin “Osman oğlu Ahmet Çavuş” olduğu, mahkemece tapu kayıt maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin olup olmadığının Nüfus Müdürlüğünden sorulduğu, cevaben davacının murisi dışında başka bir kişinin kaydına raslanılmadığının bildirdiği, öte yandan; davacı tanıklarından İsa Uzun’nun, A. Ç. A..’nin kayın pederinin babası olduğunu, askerlikte aldığı rütbe nedeniyle Çavuş olarak bilindiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; iddiaların sabit olduğu gözetilerek 39 parsel sayılı taşınmazda davacının miras bırakanı olan “A. Ç.”‘un nüfus kaydına göre adının “A.Ç.”, soyadının ise “Assi” olarak düzeltimesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacı vekilinin, temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.