YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1473
KARAR NO : 2014/9426
KARAR TARİHİ : 07.05.2014
MAHKEMESİ : SAKARYA(KAPATILAN) 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/04/2013
NUMARASI : 2012/208-2013/127
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi,gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, 3 adet imar parseline elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden ve özellikle eksiğin tamamlanması suretiyle getirtilen belgelerden; Dava konusu 3719 ada 6 ile 3721 ada 6 ve 9 parsel sayılı taşınmazların öncesini 1203 parsel sayılı kadastral parselin teşkil ettiği ve anılan parselde davacının 1585/2835 oranında paydaş bulunduğu,3719 ada 5 ile 3721 ada 5 ve 10 parsel sayılı taşınmazların öncesini 1202 parsel sayılı kadastral parselin teşkil ettiği ve anılan parselde davalının tam hisse ile malik olduğu,Adapazarı Belediye Encümeninin 05.10.2011 tarih 719 sayılı kararı ile 3194 sayılı İmar Yasasının 18. maddesi ile 3290/2981 Sayılı İmar Affı Yasasının Ek-1 maddesi gereğince imar uygulaması yapılarak 1202 parselin 3719 ada 5 ile 3721 ada 5 ve 10 parsel olduğu ve davalının anılan parsellerde tam hisse ile malik olduğu,1203 parselin ise 3719 ada 6 ile 3721 ada 6 ve 9 parsel olduğu ve davacı anılan parsellerde paydaş iken 3719 ada 6 parseldeki payını diğer paydaş dava dışı Mümin Yaman’a karar tarihinden sonra 23.12.2013 tarihinde satış suretiyle temlik ettiği,davacının anılan taşınmazda kayda ve mülkiyete dayalı bir hakkının kalmadığı,aynı tarihte davacının 3721 ada 9 parseldeki diğer paydaş Mümin Yaman’ın payını satış suretiyle devralıp taşınmazda tam hisse ile malik olduğu,yine davacının 3721 ada 6 parseldeki paydaşlardan biri olan Mümin Yaman’ın payını 04.11.2013 tarihinde satış suretiyle devralıp taşınmazdaki payını arttırdığı,davalının davacıya ait parsellerin bir kısmını yapı niteliğinde olmayan mısır silaj deposu olarak kullandığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur.
Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, 6100 sayılı HMK.nun 125. maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre, iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçimlik hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir. Bu usul kuralının kendiliğinden (re’sen) gözetilmesi gerektiği de açıktır.
6100 sayılı HMK. nun 125. maddesi hükmü dava konusunun davacı tarafından üçüncü kişiye devredilmesi halinde devralan kişinin hukuk gereği davacı sıfatı ve buna bağlı olarak dava takip yetkisi kazanacağı ve davanın yeni davacı ile süreceği esasını getirmiştir.
Öte yandan;yerinde yapılan keşif sonucu dosyaya sunulan fen bilirkişisinin 01.03.2013 tarihli (04.03.2013 havale tarihli) rapor ve krokisinde ( Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/39 D. İş dosyasındaki tespit raporu gibi) 3719 ada 6 parselin 3,98 m2 si, 3721 ada 6 parselin 67,63 m2 si ve 3721 ada 9 parselin 96,64 m2 sinin zeminde davalı tarafından kullanıldığı bildirilmiş,buna karşın fen bilirkişisinin aynı tarihli (havalesiz) rapor ve krokisinde 3719 ada 6 parselin 26,45 m2 si ile 3721 ada 9 parselin 96,64 m2 sinin zeminde davalı tarafından kullanıldığı saptanmıştır. Mahkemece, bu çelişki üzerinde durulmamış ve havalesiz rapor;tavzih ile de 04.03.2013 havale tarihli rapor esas alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Hal böyle olunca, davacı M.. Y..’ın çekişme konusu 3719 ada 6 parseldeki payını temlik ettiği gözetilerek, öncelikle 6100 sayılı HMK. nun 125. maddesi uyarınca usuli işlemlerin yerine getirilmesi, bu yöndeki usulü eksiklik giderildikten sonra mahallinde yeniden uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, davacı tarafın taşınmazlarına bir müdahale olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, bilirkişilere keşfi izlemeye ve infazı sağlamaya elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken çelişkili ve yetersiz bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Davalının temyiz itirazı belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.