YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3864
KARAR NO : 2014/5551
KARAR TARİHİ : 13.03.2014
ESAS NO : 2014/3864
KARAR NO : 2014/5551
MAHKEMESİ : GAZİPAŞA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/12/2011
NUMARASI : 2011/262-2011/656
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi,yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …..’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir.
Mahkemece; konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davaya konu tarla vasıflı, 22 ada, 35 parsel sayılı taşınmazda bağımsız malik olan Gazipaşa Belediyesinin 13/02/1996 tarihli Belediye Encümen Kararı ile taşınmazdaki 32206/58406 payını, satış yoluyla Gazipaşa Turizm ve Ticaret Limited Şirketine temlik ettiği, daha sonra Belediye Encümen kararına dayalı satış işleminin yolsuz olduğu, ihale henüz kesinleşmeden tapuda devrin gerçekleştirildiği iddiasıyla Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesinde 19/03/1998 tarihli, ihalenin feshi, tapu kaydının iptal ve tescili, elatmanın önlenmesi ve yıkım istemli dava (1998/55 Esas ) sonucunda 25/10/2002 tarih, 2000/312 Esas, 2002/309 sayılı kesinleşen ilamı ile şirket adına kayıtlı payın iptali ile Belediye adına tesciline, ihalenin feshi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, davalı şirket tarafından ihale yoluyla yapılan satıştan dolayı Belediyeye ödenen 12.318,143 TL. üzerinden davalı şirket yararına hapis hakkı tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verildiği ve anılan kararın temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, böylelikle Belediyenin çekişmeli taşınmazda bağımsız malik olduğu, bu arada Antalya Koruma Kurulunun 22/04/1999 tarih, 4197 sayılı kararı ile Alanya-Gazipaşa kıyı bandı 1.,2., 3. derece Doğal Sit Alanı olarak belirlenmesi üzerine davalı G. T. L. Ş, tarafından K.. B.. aleyhine 22 ada, 35 parsel sayılı taşınmazın 3. derece Doğal Sit alanı olarak belirlenmesine ilişkin idari işlemin iptali istemi ile açılan davanın Antalya 2. idare Mahkemesinin 2004/967 Esas, 2005/656 sayılı kararı ile reddedildiği ve anılan kararın derecattan geçerek kesinleştiği, bu arada eldeki davada mahkemece yapılan 09/05/2002 tarihli keşif sonucu alınan arkeolog bilirkişinin 14/05/2002 tarihli raporunda; Antalya Koruma Kurulunun 22/04/1999 tarih, 4197 sayılı kararı ile Alanya Gazipaşa kıyı bandının 1.,2.,3., derece doğal sit alanı olarak tescil edildiği, dava konusu 35 parsel sayılı taşınmazın da 3. derece sit alanı içerisinde kaldığı, 2863 sayılı Yasa ile değişik 3386 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca; sit alanı içinde kalan dava konusu parselde mevcut imar planı durdurularak, Kurul kararı ile onanmış koruma amaçlı imar planına göre işlem yapılması gereği belirtilmiş, İnşaat Mühendisi bilirkişinin 15/05/2002 tarihli raporunda; Asliye Hukuk Mahkemesinin, 2000/312 Esas sayılı dava dosyası kapsamı dışında herhangi bir inşaat yapılmadığı, yapılanların kalıcı inşaat nitelğinde olmadığı, anılan dosya kapsamında yapılan keşifteki haliyle inşaatlerin aynen durduğu, başkaca bir inşaat faaliyetinin bulunmadığı, tanımlanan inşaatlerin içinde düzenleme yapıldığı, parsel etrafında bahçe duvarı, çiçeklik gibi çevre düzenlemesi yapıldığı, inşaat değerlerinin olmadığının saptandığı, gerek 09/05/2002 gerekse 26/09/2003 tarihli keşifler sonucu alınan fen ve inşaat mühendisi bilirkişi raporlarında ise 35 parsel üzerinde 6 adet site inşaatı olduğu, bir kısmının kullanılır nitelikte, bir kısmının ise inşaat halinde olduğu ve A, C, D, E ve F blokların inşaatlarında bir ilerleme olmadığı, B blokta ise zemin kat pencere çerçeveleri, kapılar ve banyo pencerelerinin takıldığı, esaslı bir değişiklik yapılmadığının saptandığı anlaşılmaktadır.
Davacı K.. B.. dava dilekçesinde; husumeti Gazipaşa Turizm ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine yönelterek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuş ise de Dairenin 02/03/2011 tarih, 2011/1155 Esas, 2011/2270 sayılı bozma ilamında değinildiği üzere yargılama sırasında bağımsız malik olan Gazipaşa Belediyesine de husumet yöneltilerek yargılama yürütülmüştür.
Hemen belirtilmelidir ki; 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3386 Sayılı Yasa ile değişik 9.maddesinde aynen “Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde Koruma Kurulunca alınan kararlara aykırı olarak korunması gerekli taşınmaz Kültür ve Tabiat varlıklarında her çeşit inşai ve fiziki müdahalede bulunmak, bunların yeniden kullanımına açmak veya kullanımlarını değiştirmek yasaktır. Onarım inşaat, tesisat sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, kazı veya benzeri işler, inşai ve fiziki müdahale sayılır” hükmüne yer verilmiş ve aynı yasanın 5226 Sayılı Yasa ile değişik “yetki ve yöntem” başlığını taşıyan 10/1.maddesinde de aynen “her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir.” hükmü öngörülmüş, diğer taraftan yasanın 16.maddesi hükmünde de “korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile koruma amaçlı imar planlarında plana, sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır” düzenlemesi öngörülmüştür.
Buna bağlı olarak da 3194 Sayılı İmar Yasasında mevzuata aykırı olacak şekildeki yapı tadilatlarının ve ruhsatsız yapıların idari bakımdan müeyyideye tabi olduğu ve bunların nelerden ibaret bulunduğu aynı yasanın 32. ve 42.maddelerinde belirtilmiş olup, idari yaptırımlar konusunda da belediye sınırları ve mücavir alanları içinde belediyeler, bu sınırlar dışındaki yapılar içinde valilikler yetkili kılınmıştır.
Bütün bu açıklamalara göre koruma kurulu kararı kapsamında kaldığı saptanan yapı ve taşınmazlara yasaca himaye görmeyen inşai ve fiziki müdahalelerin def’i bakımından yetkili merciinin Kültür ve Turizm Bakanlığı veya onun yetkilendireceği belediye ve valilik olacağı açıktır.
Bunun yanında müstakil mülkiyette malikin, elbirliği veya paylı mülkiyette paydaşın veya üçüncü bir kişinin elatması halinde diğer paydaşların veya paydaşın 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 683. ( Anayasanın 35.) maddesi hükmü gereğince mülkiyet hakkına dayanarak dava açmak suretiyle tecavüzü def etme ve eski hale getirme istemesine yasal bir engel bulunmamaktadır.
O halde; davalı belediye adına kayıtlı olan 35 parsel sayılı taşınmazın 2863 Sayılı Yasa hükümleri gereğince Antalya- Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun 22/04/1999 tarih, 4197 sayılı kararı ile 3. derecede doğal sit alanı olarak belirlendiği, ancak davalı belediyenin, şirket aleyhine açtığı 1998/55 Esas sayılı elatmanın önlenmesi ve yıkım davasına konu ettiği yapıların 2863 ve 3386 sayılı Yasalara aykırı şekilde inşaa edildiği ve 6 bloktan oluşan site inşaatının koruma kararına ters düştüğü yapılan keşif sonucu elde edilen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamıyla sabittir.
Hal böyle olunca; davanın kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Tarafların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.