YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21910
KARAR NO : 2014/5262
KARAR TARİHİ : 11.03.2014
ESAS NO : 2013/21910
KARAR NO : 2014/5262
MAHKEMESİ : YALOVA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/03/2013
NUMARASI : 2012/354-2013/189
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 11.03.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat H. B. ile temyiz edilenler vekili Avukat E. D. N. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ….. tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl ve birleşen dava,muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tecil,olmazsa tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece, işlemlerin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan ön incelemeden sonra tahkikat aşamasına geçildiği ve sonraki oturumda davanın esası hakkında karar verildiği görülmektedir.
Bilindiği üzere; mahkeme ön inceleme aşamasında “dava şartlarını ve ilk itirazları” inceler.Tarafların uyuştukları ve uyuşamadıkları konuları tek tek belirler.Tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar.Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda onları sulhe teşvik eder,bu durumlar tutanağa geçirilir.(Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK/madde 137/f 1)) Taraflar ihtilaflı konularda sulh olmazlarsa tahkikat için tüm hazırlık işlemleri tamamlanmış olduğundan tahkikat aşamasında sadece varsa tanık dinlenmesi, keşif ve bilirkişi gibi usul işlemlerin yapılması gerekir.
Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez.(HMK madde 137/f 2)
Tahkikat aşamasında, HMK 143/1 maddesine göre, tarafların davada ileri sürdükleri bütün iddia ve savunmalar birlikte incelenir.
Somut olayda; eldeki davanın 12.06.2012 tarihinde açıldığı,davacıların dava dilekçelerinde, dayandıkları vakıaları; davalıların da, cevap dilekçesinde savunmalarının dayanağı olarak ileri sürülen vakıaları hangi delillerle ispat edeceklerini gösterdikleri, davacı taraf ile davalı tarafın yazılı delillerini ibraz edip, tanıklarının isim ve adreslerini gösteren listeyi sundukları anlaşılmaktadır.
Taraf vekilleri, 24.12.2012 tarihli “ön inceleme” duruşmasına gelmişler, bu oturumda tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde sulh olamayacaklarını bildirdikleri görülmüş, doğrudan tahkikat aşamasına geçilmesine karar verilerek,taraflara beyanda bulunmaları ve davalı vekiline tanıklarını bildirmesi için süre verilmiştir.
Bir sonraki oturumda ise,davacılar vekili tanıklarının dinlenmesini ve daha sonra keşif yapılmasının talep ettiği halde bu talep hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadan ve olumlu-olumsuz herhangi bir karar verilmeden, ayrıca HMK’nin 186.maddesine göre taraflara son söz hakkı dahi tanınmadan doğrudan davanın esastan reddi yoluna gidilmiştir.
Bilindiği üzere HMK’nin 27.maddesinde ifadesini bulan hukuki dinlenme hakkı “1)-Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
2)- Bu hak;
a)- Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b)- Açıklama ve ispat hakkını,
c)- Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.”
Bu durumda davacı tarafın talep ettiği deliller toplanmadan karar verilmesinin Anayasanın 36.maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde ifadesini bulan adil yargılanma hakkı ile HMK’nin 27.maddesinde belirtilen hukuki dinlenme hakkına aykırı olduğu açıktır.
Öyle ise, mahkemece yukarıda belirtilen usul kuralları yerine getirilmeden ve tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanmadan sonuca gidilmiş olması doğru değildir.
Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2013 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden taraflardan davacılar vekili için 1.100.00.-TL. duruşma avukatlık parasının diğer temyiz edenlerden alınmasına, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.