YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6953
KARAR NO : 2014/9358
KARAR TARİHİ : 07.05.2014
MAHKEMESİ : TOKAT SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/11/2013
NUMARASI : 2010/1919-2013/1540
Taraflar arasında birleştirilerek görülen elatmanın önlenmesi ve alacak davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesi davasının harici satış bedeli davalıya ödeninceye kadar hapis hakkı tanınmak suretiyle kabulüne; harici satış bedelinin tahsili davasının kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı D.. E.. ile birleşen dava davalısı A.. E.. vasisi R.. E.. tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, kayıt maliki D.. E.. tarafından M.. E.. aleyhine açılan çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, birleşen dava, M.. E.. tarafından taşınmazın önceki maliki Ahmet Elik aleyhine açılan harici satış bedelinin tahsili isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının harici satış bedeli davalıya ödeninceye kadar hapis hakkı tanınmak suretiyle kabulüne; harici satış bedelinin tahsili davasının kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 799 parsel sayılı taşınmazın Ahmet Elik adına kayıtlı iken 21.12.2010 tarihinde satın alma yoluyla davacı adına kayıtlandığı, davacının taşınmazı edindikten 2 gün sonra eldeki elatmanın önlenmesi davasını açtığı, davalı-birleşen dosyanın davacısı Mustafa’nın, dava konusu taşınmazı Ahmet’den 1988 yılında sözlü anlaşma ile haricen satın aldığını ve taşınmazı o tarihten beri kullandığını, satış bedelini ödediğini savunarak, satış bedelinin dava tarihi itibariyle ulaştığı değerin kendisine ödenmesini istediği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, tapuda kayıtlı olan bir taşınmazın TMK m. 706, BK. m. 213 ve 2644 sayılı Tapulama Kanunu m. 26. hükümleri uyarınca, resmi olarak yapılmayan satışına değer verilemez. Ne var ki, haricen satın alma olgusu satın alan bakımından TMK’nin 994. maddesi ve 10.07.1940 tarih 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bedelden kaynaklanan kişisel hak sağlar. Bu durum da, bedel ödenmedikçe taşınmazı haricen satın alanın taşınmazdan tahliye edilmesi istenemez. Başka bir ifade ile değinilen kişisel hak kural olarak satın alan yararına taşınmazı kullanma bakımından hapis hakkı sağlayacağı kuşkusuzdur.
Genel ilke bu olmakla birlikte davalının taşınmazı haricen satın aldığı A.. E..’in davacının bayii olduğu kayden sabittir. Davacının bayii A… ile davalı arasındaki sözleşmeye dayalı harici satış bedelinden kaynaklanan kişisel hakkını kendi bayiine karşı ileri sürebileceğinden, davacının mülkiyet hakkı karşısında haricen satın almaya (kişisel hakka) değer verilemez. Böylesi bir durumda davalının haricen satın almadan kaynaklanan hapis hakkına sahip olmayacağı da açıktır.
Hal böyle olunca;
1) Bu durumda asıl davada, TMK’nin 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına değer verilerek davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesi kural olarak doğrudur. Ancak, harici satış davalıya şahsi hak tanıdığından ancak kendisine satan kişiye yönelebilir. Bu durumda, davacı Davut sözlü akdin tarafı olmayıp harici satış ilişkisinde üçüncü kişi olduğundan ve davalı- davacı Mustafa, kendisine haricen satışı yapan Ahmet’e karşı şahsi hak ileri sürülebileceğinden asıl davada davalı yararına hapis hakkı tanınması doğru değildir.
2) Birleşen davada, davacı Mustafa harici satış bedeli olarak 2000 TL ödediğini, bunun 1/4’ünü Ahmet’e, 3/4’ünü dava dışı Ahmet’in oğlu Salih’e ödediğini savunmuştur.
Dava tarihi itibariyle HUMK’un 288.maddesi gereğince miktar itibariyle tanıkla ispat sınırı 550,00 TL’dir. Satış bedelinin ödendiği iddiasının ancak yazılı belge ile ispatlanması gerekir. Oysa, harici satış yapıldığı ve bedelinin ödendiği iddiaları usulünce kanıtlanamamıştır.
Hal böyle olunca, birleşen dosyadaki alacak davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Davacı D.. E.. ve birleşen dosya davalısı Ahmet Elik vasisinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.