YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17334
KARAR NO : 2014/5368
KARAR TARİHİ : 12.03.2014
ESAS NO : 2013/17334
KARAR NO : 2014/5368
MAHKEMESİ : SİNCAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/07/2013
NUMARASI : 2012/9-2013/196
Taraflar arasında görülen alacak davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..’nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece,davalının işgalinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 754 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, komşu parselin ise davalının kullanımında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, maliki olduğu 754 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 12000 m2 lik bölümünün davalı tarafından tarım amaçlı kullanılarak işgal edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Gerçekten de; mahkemece yapılan keşif sonucu 754 parselin krokide (A) harfi ile gösterilen 2170.50 m² lik bölümünün tarım amaçlı kullanıldığı, 35 adet 4-6 yaşlarında değişik türde ağaçların bulunduğu, bu bölümün sulama, gübreleme, ilaçlama gibi bakım işlemlerinin düzenli yapıldığı, taşınmazın geri kalan bölümünün ise taşlık vaziyette boş olduğu saptanmıştır.
Öte yandan; tanık olarak dinlenen Tuncer beyanında, davacı kurum adına çevrede yaptıkları araştırmada çekişme konusu taşınmazın uzun süredir davalı tarafından kullanıldığını tespit ettiklerini, ecrimisil ödemesi için uyarıda bulunduklarını belirtmiştir.
Ayrıca, davacı tarafın isteği doğrultusunda davalının yapmış olduğu yeminin krokide (A) harfi ile gösterilen bölüm dışındaki kısmın kullanılmadığına yönelik olduğu da açıktır.
Hal böyle olunca, tüm dosya kapsamı ile birlikte yukarıda açıklanan olgular gözetildiğinde keşfen davalı tarafından el atıldığı saptanan 2170,50 m² alanın tespit edilen ecrimisil bedeline ilişkin olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.