YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6857
KARAR NO : 2014/7313
KARAR TARİHİ : 08.04.2014
MAHKEMESİ : MERSİN 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/12/2012
NUMARASI : 2012/772-2012/402
Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 08.04.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat gelmedi, temyiz edilen vekili Avukat N. Y. K.geldi duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmazdaki bağımsız bölüme el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın 6100 sayılı HMK’nın 114. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 5423 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 9 nolu bağımsız bölümün davacılardan H.. B.. adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı H.. B.. dışındaki davacılar F.. Y.. ve M.. K..’nın davaya konu taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı belirlenmek suretiyle bu davacılar yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Anılan davacıların temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davacı Hanım’ın temyiz itirazlarına gelince;
Davacı Hanım, kayden malik olduğu çekişme konusu 5423 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 9 nolu bağımsız bölüme davalı tarafından haksız olarak kullanmak suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Bilindiği üzere, 4721 sayılı TMK’nun 683.maddesi hükmü gereğince, bir şeye malik olan kimse yasaların el verdiği ölçüde o şeyden yararlanma, tasarruf ve kullanma haklarına sahiptir. Diğer taraftan malikin mülkiyetine yönelik bir tecavüzün varlığının saptanması halinde, ona malik olan kimsenin mülkiyet hakkına dayanmak suretiyle tecavüzü defetmek hakkının varlığı da tartışmasızdır. O halde davacı Hanım’ın davacılık sıfatının bulunduğu açıktır.
Hal böyle olunca, tarafların tüm delillerinin toplanarak işin esasının incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın HMK’nın 114. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı H.. B..’in bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.