YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10519
KARAR NO : 2014/5239
KARAR TARİHİ : 10.03.2014
ESAS NO : 2013/10519
KARAR NO : 2014/5239
MAHKEMESİ : URLA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2013
NUMARASI : 2010/436-2013/133
Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istemli olarak temyiz edilmiş ve sonrasında 20.01.2014 tarihli dilekçe ile duruşma isteminden feragat edilmiş olmakla, duruşma istemi reddedilerek, dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden toplanan delillerden; çekişme konusu 1068 ve 1626 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan O. D.tarafından 12.07.1985 tarihinde davalı T.. D..’ye satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, anılan taşınmazıların muris tarafından mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalıya devredildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Dosya kapsamı ve incelenen delillerden, mahkemece yapılan yargılama sonunda dava konusu edilen tasarrufi işlemin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanarak davanın kabulüne karar verilmişse de, Urla Noterliği’nce tanzim edilen ve davacının imzasını taşıyan 29.09.1989 tarihli feragatname ile ilgili olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacının dava açmaktan feragatini içeren sözü edilen belge değerlendirilmeden hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Öte yandan, temyiz aşamasında verilen belgelerin incelenmesinden dinlenilen davacı tanıklarından T.. Y.. hakkında Urla Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/319 E. sayılı dava dosyasında yalan tanıklıkta bulunmaktan dolayı cezalandırılması istemiyle açılan davanın sonuçlandığı ve bu dosyada sanık Tayyar’ın yalan tanıklıkta bulunmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda anılan dosyanın kesinleşmesinin de beklenmesi ve ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu dosyanın kesinleşmesi beklenmeksizin karar verilmiş olması da doğru değildir.
Kabule göre de; davacının çekişme konusu taşınmazların miras payı oranında tapusunun iptaliyle adına tescili istemiyle dava açtığına ve mahkemece davacının miras payı oranında davanın kabulüne karar verildiğine göre, harç ve avukatlık ücretinin davacının miras payına tekabul eden miktar üzerinden verilmesi gerekirken taşınmazların tümünün değeri üzerinden harç ve avukatlık ücretine hükmedilmiş olması dahi isabetsizdir.
Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.