YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3049
KARAR NO : 2014/9504
KARAR TARİHİ : 08.05.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 14. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/12/2012
NUMARASI : 2011/170-2012/689
Taraflar arasında birleştirilerek görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl ve birleşen dava; kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacılar, kayden maliki oldukları 3123 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalı Belediye tarafından fiilen yol ve kaldırım yapılmak suretiyle işgal edildiği ileri sürülerek kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ile birleşen dosyalar ile toplam 15 060,00 TL ecrimisilin tahsili istenilmiştir.
Mahkemece, davaların kısmen kabulüne ilişkin hüküm, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2008/1877-3458 sayılı ilamı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası yönünden hükmün onanmasına ve ecrimisil davası yönünden ise; “… taşınmazın el atılan bölümünün kiraya verilip verilemeyeceğinin, kiraya verilmesi durumunda, ne için kiralanacağı hususlarının belirlenmesi bakımından tarafların delilleri sorulup varsa emsal kira sözleşmeleri ibraz ettirilerek bu yönden mahallinde keşif yapıldıktan sonra alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurmak gerekirken varsayıma dayanan bilirkişi raporuna göre ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiştir” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; bilirkişi tarafından el konulan 74,07 m2 lik bölümün kiraya verilemeyeceği açıklandığından ecrimisil davasının reddine karar verilmiş,kararın bir kez daha temyizi üzerine Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2010/10607-11069 sayılı ilamı ile ”… arsa niteliğindeki taşınmazdan davacı tarafın ne şekilde ekonomik gelir elde ettiği hususunun ispatının zorunlu olmadığı,ancak, davacının işgal öncesi bu yeri otopark olarak kullandığının gözetilmesi varsa emsallerinin resen değerlendirilip BK. 42. maddesi de gözetilerek sonucuna göre hakkaniyete uygun bir miktar ecrimisile hükmedilmesi gerektiği…”gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiş,bozma sonrasında yapılan inceleme ve araştırma sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak ecrimisil isteğinin kabulüne karar verilmiş olması kural olarak doğrudur.
Ancak, bilindiği üzere, Türk Medeni Yasasının 705. maddesi hükmü gereğince, taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur.
Somut olayda, davacılardan Türkan,Recep ve Hüseyin’in dava konusu taşınmazlardaki paylarını 2004-2005 yıllarında edindikleri,mahkemenin ise 2002-2007 arasında ecrimisil hesabı yaptığı ve hüküm altına aldığı görülmektedir.
O halde, hüküm altına alınacak ecrimisilin davacıların talep ettikleri dönemler dikkate alınarak ve adlarına pay tescili yapılan tarihler gözetilerek, dolayısıyla mülkiyeti edinme tarihleri dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken fazla ecrimisile karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, bir kısım davacıların sonradan taşınmazda pay edindikleri de dikkate alınmadan yazılı olduğu üzere hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir.
Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.