YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3861
KARAR NO : 2014/9488
KARAR TARİHİ : 08.05.2014
MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/11/2013
NUMARASI : 2010/848-2013/667
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacılar, sahibi oldukları 318 ada 27 parsel sayılı taşınmazı yıllardır davalının kullandığını ve ecrimisil ödemediğini ileri sürerek 2005 yılı ila 2010 yılları için toplam 15.500,00.TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istekli eldeki davayı açmışlardır.
Mahkemece, davalının 2006-2009 yılları arasında çekişme konusu taşınmazı kullandığı, lojman olarak kullandığını veya ödeme yaptığını ispat edemediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı, kayıt malikinin, kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir bedeldir.
Ancak, davalının, dava konusu taşınmazı geçerli bir kira sözleşmesine istinaden kullanması durumunda haksız işgalden söz edilemez.
Kira akdinin de mutlak yazılı bir sözleşmeye bağlı olması zorunlu olmayıp, taraflar arasında şifahi olarak da kira sözleşmesi yapılması olanaklıdır.
Somut olaya gelince, davalı; çekişme konusu yerde 2009 yılı Mayıs-Haziran aylarına kadar kiracı olarak oturduğunu, davacıların işyerinde çalışması sebebi ile kira bedelinin maaşından düzenli olarak kesildiğini, iş akti feshedilince taşınmazdan ayrıldığını, haksız işgalci olmadığını savunmuş, davacılar vekili de 19.09.2013 tarihli celsede; ”Davalı müvekkilime ait taşınmazda kiracı sıfatıyla oturmaktadır. Ancak yazılı bir kira sözleşmesinin var olup olmadığını bilmiyorum” şeklinde beyanda bulunmak suretiyle davalının kiracılık savunmasını kabul etmiştir.
O halde, davalının çekişmeli yerde haksız işgalci olmadığı, kiracı olduğu, davacının kira hükümleri uyarınca dava açabileceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.