YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21918
KARAR NO : 2014/12664
KARAR TARİHİ : 30.06.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/05/2012
NUMARASI : 2011/189-2012/170
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı E.. Ö.. vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, “kayden davacının pay sahibi olduğu 29 parsel sayılı taşınmaza, komşu 5 parselde yapılan binanın taşkın olduğu saptanmak suretiyle elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisile karar verilmiş olmasının kural olarak doğru olduğu, ancak Şişli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/41 esas sayılı dava dosyası ile, eldeki davaya konu yapılan bölüm yönünden davalılar tarafından davacı aleyhine temliken tescil davası açıldığı, davanın halen derdest olduğu, bu durumda eldeki davada yıkım isteği de bulunduğuna göre ilerde giderilmesi olanaksız zararlara yol açılmaması bakımından bu davanın sonucunun beklenmesinde yarar bulunduğu, söz konusu iptal-tescil davasının eldeki dava bakımından bekletici mesele sayılması, ondan sonra bir karar verilmesi” gerektiğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, elatma olgusunun sabit olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında yapılması gereken iş ve işlemler duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıkça bildirilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra bozma ilamında sözü edilen temliken tescil davasının sonucu beklenerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak bilindiği üzere, yıkım istekli davaların, yıkılması istenen binanın ana nüvesinin yer aldığı taşınmaz maliklerinin tamamına yöneltilmesi zorunludur.
Nitekim, dava tarihi itibariyle 9236 ada 5 sayılı parselin tüm maliklerine karşı dava yöneltilmiş ise de, yargılama aşamasında bu maliklerden davalı Eda, payını 18.2.2009 tarihinde dava dışı N.Ö..’e satış suretiyle temlik ettiği halde mahkemece bu yön üzerinde durulmaksızın dava sonuçlandırılmıştır.
Hal böyle olunca, yıkımı istenen binanın bulunduğu 5 parsel sayılı taşınmazda yargılama sırasında pay satın almak suretiyle malik olan N. Ö..’ün davada yer almasının sağlanması, daha sonra işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken değinilen husus gözardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalı E.. Ö.. vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.