YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28381
KARAR NO : 2013/8872
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
A) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan sanık M.. D..; suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan sanık İ.. B.. hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinde düzenlenen “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi; örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması gerekir. Örgüt yapılanmasında işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibarıyla somutlaştırılması mümkün ancak zorunlu değildir.
Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüte üye olmak suçundan ayrı ayrı cezalandırılır.
Somut olaya bakıldığında; örgüt oluşturmak için sanık sayısı yeterli ise de; suç işleme iradelerinde devamlılık ve aralarında hiyerarşik ilişki saptanamamıştır.
Açıklanan durumlar karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinde düzenlenen “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma” suçlarının unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında bu suçlardan beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanıkların müdafileri ve sanık İbrahim’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, oybirliğiyle,
B) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan sanık B.. D.. hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Sanık hakkında, suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, bu suçtan mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle CMK’nın 225. maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, oybirliğiyle;
C) Suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık M.. D.. hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında 03.10.2009 ve 09.10.2009 tarihinde aynı suçu iki kez işlediği, ancak diğer sanık İbrahim’in soyut beyanı dışında aleyhinde delil bulunmadığı aşamada ikrarı ile 09.10.2009 tarihli suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği dikkate alınarak; her iki suçtan ayrı ayrı uygulama yapılarak, sonuç cezalarının karşılaştırılması, daha ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenen cezanın TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma” suçlarıyla ilgili ( A ) bölümündeki bozma nedenine göre, koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasının TCK‘nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1, 1412 sayılı CMUK’nın 326. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, oybirliğiyle,
D) Suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık İ.. B.. hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
“Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma” suçlarıyla ilgili ( A ) bölümündeki bozma nedenine göre, koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasının TCK‘nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları ile sanık müdafiinin duruşmadaki sözlü savunması bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, oybirliğiyle;
E) Suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık B.. D.. hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.01.2010 tarihli iddianamesi ile sanık Birol hakkında 03.10.2009 tarihli olayda ele geçirilen 8,2 gram esrar nedeniyle kamu davası açıldığı, 09.10.2009 tarihli olaydan dolayı sanık hakkında açılmış bir kamu davası bulunmadığı gözetilmeden, sanığın 09.10.2009 tarihinde ele geçirilen uyuşturucu maddeden de sorumlu tutularak temel cezanın fazla belirlenmesi,
2) “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma” suçlarıyla ilgili ( B ) bölümündeki bozma nedenine göre, koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasının TCK‘nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları ile duruşmadaki sözlü savunması bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine ve tutuklu kaldığı süreye göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına, oybirliğiyle;
10.10.2013 tarihinde karar verildi.