YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2013/1323
KARAR NO : 2014/1023
KARAR TARİHİ : 10.12.2014
MAHKEMESİ : Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/03/2013
NUMARASI : 2012/1484-2013/273
Taraflar arasındaki “elatmanın önlenmesi ve ecrimisil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 03/11/2011 gün ve 2009/2447 E., 2011/2233 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 15.05.2012 gün ve 2012/3046 E., 2012/5633 K. sayılı ilamı ile;
(…Davacılar vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazdaki 21 adet dairenin Sümerbank Genel Müdürlüğü tarafından davalıya satıldığını, önceki malikle kendi aralarında yaptıkları protokol ile davacıya ait olan ve asma kata denk gelen 22 nolu bağımsız bölümden 35 m²lik bir kısmın pasaj üstü kapatılarak 2 oda, tuvalet ve banyodan oluşan bir dairenin yapılmasının, buna ilişkin projenin tasdik ettirilip protokolünde yönetim kurulunun kararından sonra yürürlüğe girmesinin kararlaştırıldığını, dava dışı Sümerbank tarafından taşınmazların davalı kuruma satılmasıyla protokolün bir hükmünün kalmadığını, bu protokolle Sümerbank’a tanınan hakkın 3.kişiye sirayet edeceği konusunda hüküm bulunmadığını ileri sürerek bağımsız bölümün projeye uygun şekilde kendilerine teslimini, ısıtma sisteminin sökülerek projeye uygun olarak ortak alanlardan geçirilmesini ayrıca haksız olarak işgal ettiği yere ilişkin 15.000,00 TL haksız işgal tazminatının davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece açılan davanın Medeni Kanunun 2.maddesine göre iyiniyet ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin, özellikle 27.10.1986 tarihli bir kısım kat malikleri ile Sümerbank Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokolün incelenmesinden, sözü edilen protokolün 2. maddesinde dava konusu edilen yerler ile ilgili münhasıran Sümerbank’a kullanım hakkı verilmiş olup, Sümerbank’a ait bağımsız bölümleri sonradan satın alan davalı için böyle bir hak verilmemiş bulunduğundan davacıların iyiniyetli olmadığından söz edilemez. Buna göre mahkemece tüm deliller toplanıp mahallinde keşif yapılarak projeye aykırı hususlar belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir…)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
S O N U Ç : Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 10.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.