YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19458
KARAR NO : 2014/5671
KARAR TARİHİ : 17.03.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/07/2013
NUMARASI : 2012/307-2013/407
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava; ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece; kamulaştırmasız elkoyma halinde ecrimisil davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden; dava konusu olan bahçe ile arsa vasıflı taşınmazların 8/20 payının davacı Vakıflar idaresi adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, dava dilekçesinde kayden maliki olduğu 156 ada, 14-15 parsel sayılı taşınmazların ”yol ve yeşil alan” yapılmak suretiyle işgal edildiğini, ecrimisil ödenmesi için noter kanalıyla ihtarname keşide edildiği halde sonuç alınamadığını ileri sürerek, 01.01.2004 – 30.11.2011 tarihleri arasında işleyen 9.607,00.-TL. ecrimisilin kademeli faizi ile tahsili isteği ile eldeki davayı açmıştır.
Bu haliyle, uyuşmazlığın, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Belediye arasındaki ecrimisil talebine ilişkin olduğu açıktır.
Hemen belirtilmelidir ki; 3533 sayılı Kanunun 1. maddesindeki düzenlemesinde; “Umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye veya umumi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanları, bu kanun da yazılı tahkim usulüne göre halledilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan; 03.07.2003 tarihine, 4916 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik aynı Kanunun 4. maddesi ile de; “Katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan veya sermayesinin tamamı Devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerin veya bu daire ve müesseselerden biriyle ikinci maddede yazılı dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıklar, bulunduğu yerin ve taşınmnaza ilişkin uyuşmazlıklarda, taşınmazın aynına yönelik olanlar hariç olmak üzere o taşınmazın bulunduğu yerin ve taraflar değişik yerlerde bulunuyorlarsa davalı durumunda olan daire veya müessesenin ve davalılar birden çok olduğu taktirde bunlardan birinin bulunduğu yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem sıfatı ile çözümlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olaya gelince; davada taraflar, 3533 sayılı Kanunun 1. maddesinde gösterilen kuruluşlardandır. Anılan Kanunun 2570 sayılı Kanunla değişik 4.maddesi gereğince aralarındaki uyuşmazlığın “Hakem” sıfatı ile çözümlenmesi gerekeceğinde kuşkusuzdur.
O halde; tarafların sıfatı ile 3533 sayılı Kanunun 1. ve 4. maddesindeki düzenlemeler dikkate alınarak uyuşmazlığın hakem sıfatı ile çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, genel hükümlere göre incelenip sonuca bağlanması doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlere hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.