YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4977
KARAR NO : 2014/9687
KARAR TARİHİ : 13.05.2014
MAHKEMESİ : KEŞAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/09/2013
NUMARASI : 2012/46-2013/372
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından duruşma istekli yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma isteği değer yönünden reddedildi, dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, paylı mülkiyette paydaşlar arasındaki ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacılar; 157 ve 523 parsel sayılı taşınmazlarda miras bırakan Mehmet Kaya’dan intikal eden paylarının bulunduğunu, 2004 yılından bu yana taşınmazların paylı malik M.. K.. tarafından diğer davalı M.. E..’e kiraya verilmek suretiyle gelir elde edildiğini, taşınmazları kullanamadıkları gibi elde edilen gelirlerden payda verilmediğini, Keşan 1.Noterliğinde 20.10.2010 tarihinde elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istekli ihtarname keşide etmelerine rağmen sonuç alamadıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutup 1.500TL ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.Daha sonra 29.04.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.576TL ecrimisil istemişlerdir.
Mahkemece, 523 parselin ekilip biçilmediği, 157 parselin ise davalı M.. E.. tarafından 2007 yılından 2011 yılına kadar çeltik ekilmek suretiyle kullanıldığı, kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olduğundan intifadan men koşulunun gerçekleştiği, dosya kapsamı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğünden gelen yazı cevabı ve tanık anlatımlarına göre davalı M.. K..’nın çekişmeli taşınmazlarda haksız kullanımının bulunmadığı gerekçesiyle aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, M.. E..’e hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 157 parsel sayılı taşınmazın 11.000m2 yüzölçümlü olarak tarla cinsi ile 2/4 payının Mehmet Kaya (davacıların miras bırakanı) ¼ payının davalı M.. K.., ¼ payının ise dava dışı Tefide Kaya (davalının ablası) adlarına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, Mehmet Kaya’nın 16.06.2004 tarihinde öldüğü geride mirasçı olarak olarak davacıların kaldıkları , taşınmazın 2004 yılından bu yana davalı M.. E.. tarafından çeltik ekilmek suretiyle kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tanıklarından A.. A..; temyize konu 157 parsel sayılı taşınmazın davalı M.. E.. tarafından 2004 yılından bu yana çeltik ekilmek suretiyle kullanıldığı, elde edilen gelirden diğer davalı M.. K..’ya icar bedeli ödendiği, davacıların taşınmazı hiç kullanmadıkları yönünde beyanda bulunduğu, diğer davacı ve davalı tanıklarınında çekişmeli yeri M.. E..’in çeltik ekmek suretiyle kullandığını, kimden kiraladığını ve icar bedelini kime verdiğini bilmediklerini belirttikleri halde mahkemece davacı tanığı Arif’in anlatımına neden değer verilmediği açıklanmadan yazılı şekilde karar verilmiştir. Diğer taraftan mahkemece; temyize konusu taşınmazın kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olduğundan intifadan men koşulunun gerçekleştiği belirtilmek suretiyle davanın Mustafa yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Nevarki Mustafa’nın taşınmazı kim/kimlerden kiraladığı ve kira bedelini kim/kimlere ödediği belirlenmeden ÇKS kayıtları ve davalı tanıklarının yetersiz anlatımları esas alınarak davalı Mercan aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmek suretiyle kendi içinde çelişkiye düşülmüştür.Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğüne ait ÇKS (çiftçi kayıt sistemi) kayıtları beyan esasına dayalı olup bağlayıcı değildir. Kaldı ki davacılar dava dilekçesinde yemin deliline tutundukları halde mahkemece “157 parsel sayılı taşınmazın davalı Mercan tarafından diğer davalı Mustafa’ya kiraya verilip verilmediği, kira bedelinin kime ödendiği, davacılara pay verilip verilmediği” yönlerinde davalılara yemin teklif etme haklarının bulunduğu davacılara hatırlatılmamıştır.Bunlardan ayrı davacılar zirai gelir üzerinden ecrimisil isteğinde bulundukları halde mahkemece icar geliri üzerinden ve yerel bilirkişi anlatımlarına göre belirlenen ecrimisile hükmedilmeside doğru değildir.
Ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK’nın 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Davacılar, zirai gelir esasına göre ecrimisil isteğinde bulunduklarından, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazda çeltik ekimi yapıldığı anlaşıldığından ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
O halde mahkemece yukarıda değinilen hususlar gözetilerek yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna göre dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönem için net zirai gelir yöntemiyle bilirkişi incelemesiyle davacıların payları oranında belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacılar vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedene hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.