Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/3428 E. 2014/7501 K. 09.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3428
KARAR NO : 2014/7501
KARAR TARİHİ : 09.04.2014

MAHKEMESİ : EDREMİT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/02/2013
NUMARASI : 2010/309-2013/118

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, hukuki ehliyetsizlik nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; miras bırakanın 17.3.1983 tarihli akitle maliki olduğu 629 parsel sayılı taşınmazın intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini dava dışı A.D. temlik ettiği, ondanda 17.5.2010 tarihinde davalıya devredildiği, murisin 4.4.2010 tarihinde ölümü ile mirasçı olarak davacının kaldığı kayden sabittir.
Davacı, işlem tarihinde murisin ehliyetsiz olduğunu, son kayıt malikininde iyiniyetli olmadığını ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteği ile eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/363 esas sayılı dosyasında davacı tarafından vasiyetnamenin iptali istekli olarak açılan davada, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan alınan 15.8.2012 tarihli ve “murisin 17.9.1982 tarihinde hukuki ehliyete haiz olduğu yönündeki rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de; Adli Tıp Kurumundan alınan 15.08.2012 tarihli raporda; “16.09.1982 tarihli Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu raporunda, Bakırköy Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 05.08.1986 tarihli raporunda ve Ruh Sağlığı Hastalıkları Uzmanı tarafından düzenlenen 01.10.1987 tarihli raporlarda akıl hastalığı veya akıl zayıflığına rastlanmadığının belirtildiği, Bakırköy Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 16.08.1988 tarihli ve Gözlem İhtisas Dairesinin 15.01.2002 tarihli raporlarında”, tespit edilen akıl hastalığının akit tarihine teşmil ettirilemeyeceği, murisin akit tarihinde telkinlere mukavim olabileceği, A.C. 17.09.1982 tarihinde hukuki ehliyete haiz olduğunun kabulü gerektiği” açıklanmıştır.
Ancak, buna rağmen muris A.C. hakkında başka davalar nedeniyle daha önce alınan Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin 16.08.1988 tarihli ve 17.04.2002 tarihli Adli Tıp Kurumu raporlarında, Ayşe Cebeci’nin 1983-1984 ve 1985 yıllarında hukuki işlem ehliyeti olmadığı belirtilmiş, yine Adli Tıp Kurumunun 29.05.1989 ve 15.01.2002 tarihli raporlarında da murisin “1978’den beri akıl hastalığına haiz olduğu, hukuki işlem ehliyetine sahip olmadığına” ilişkin açıklama yapılmıştır.
Bu durumda; gerek Adli Tıp Kurumundan verilen raporlar arasında gerekse bu raporlarla diğer kurumlarca verilen raporlar arasında çelişki olduğu anlaşılmaktadır.
O halde; 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 15/f.maddesinde; “Adli Tıp Genel Kurulu, Adli Tıp İhtisas Kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüşleri arasında da ortaya çıkan çelişkileri, konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceler ve kesin karara bağlar” hükmü gereğince çelişkinin giderilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Öte yandan, 15.01.2002 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda murisin 1978’den beri hukuki ehliyete haiz olmadığına ilişkin görüş bildiren Gözlem İhtisas Dairesi üyelerinden Adli Tıp Uzmanı Dr.F.Nuray C. 15.08.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulu Başkan vekili olarak verdiği raporda murisin 17.09.1982 tarihinde hukuki ehliyete haiz olduğuna ilişkin çelişkili beyanda bulunduğu anlaşıldığına göre, somut ve hukuki dayanakları belirtilmeden düzenlenen bu raporun hükme esas alınmış olması da isabetli değildir.
Hal böyle olunca; dosyanın tümüyle Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna gönderilerek, belirtilen raporlar irdelenerek aralarındaki çelişkinin giderilmesi, temlik işleminin yapıldığı 17.03.1983 tarihinde miras bırakan A.C. hukuki ehliyete haiz olup olmadığının tespiti, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.