YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10502
KARAR NO : 2014/13705
KARAR TARİHİ : 08.09.2014
MAHKEMESİ : KULU SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/01/2014
NUMARASI : 2013/355-2014/22
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece verilen görevsizlik kararı davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın mülkiyet değişikliğine yol açabileceği, asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Davacı, 163 ada 39 parsel sayılı taşınmazın tamamının kendisine ait olmasına rağmen kadastro çalışmalarında 1/2 payın adına tescilinin yapıldığını, diğer 1/2 payın ise tescilinin yapılmadığını ileri sürerek, tam pay olarak adına tescilin yapılarak tapu kayıtlarının düzeltilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK’nın) 382/1. maddesinde; “Çekişmesiz yargı, hukukun, mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten birine veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır” hükmüne yer verilmiş; bu ölçütler ise ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller, ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkın bulunmadığı haller ve hakimin re’sen harekete geçtiği haller olarak ifade edilmiştir.
Kanunda, çekişmesiz yargı işlerinin neler olduğu önce genel çerçevesi belirlenerek, daha sonra da mümkün olduğunca sayılarak belirtilmiştir. Ancak bu sayma sınırlı olmadığından, kanun maddesinde sayılmayan fakat çekişmesiz yargı ölçütlerini taşıyan diğer işlerin de çekişmesiz yargı işi olarak kabulü gerekir. Başka bir deyişle, 382. maddede sayılmamakla beraber çekişmesiz yargının ölçütlerinden birini veya birkaçını taşıyan bir iş de çekişmesiz yargı işi olarak değerlendirilebilir.
Tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi işleri de 6100 sayılı HMK’nın 382. maddesinde belirtilen çekişmesiz yargı işlerinden sayılır. Kaldı ki, 382. maddenin 2-ç/1 fıkrasında “Taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılması” da çekişmesiz yargı işi sayılmıştır.
Somut olaya gelince, davacının dava dilekçesinde davaya konu taşınmazın 1/2 payının kadastro tespitinde adına tescil edilmediğini ve tam pay olarak adına tescilini istediği gözönüne alındığında; talebin tapu iptali ve tescil niteliğinde olup mülkiyet aktarımına sebebiyet verme ihtimali ortaya çıktığından, davanın çekişmesiz yargı usulüne göre sulh hukuk mahkemesinde görülebilmesine imkan bulunmamaktadır. Yargılama usulleri birbirinden farklı olduğundan ve çekişmesiz yargı işlerinde teknik anlamda bir hasım bulunmadığından, davaya görevsizlik kararı verilerek asliye hukuk mahkemesinde de devam edilemez. Davacı tarafından hak iddia eden kişi veya kişiler ile yasal hasım sıfatıyla tapu müdürlüğü aleyhine asliye hukuk mahkemesinde çekişmeli yargı usulüne göre ayrı bir dava açılabileceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere görevsizlik kararı verilmiş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.