Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/14314 E. 2014/16728 K. 03.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14314
KARAR NO : 2014/16728
KARAR TARİHİ : 03.11.2014

MAHKEMESİ : MUĞLA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2013
NUMARASI : 2012/351-2013/650

Taraflar arasında görülen itirazın iptali davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan deliller ile, davacının, dava konusu 1532 ada 31 parselde bulunan 10 numaralı bağımsız bölümün kayden maliki iken 15.04.1992 tarihinde bedelsiz olarak ve geri almak şartı ile davalıya devrettiğini ileri sürerek Fatih 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/199 E – 2008/323 K sayılı dosyasında davalı adına olan kaydın iptali ile adına tescilini talep ettiği, yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, anılan kararın 20.09.2010 tarihinde kesinleştiği, davacının, 17.06.2011 tarihinde davalının dava konusu bağımsız bölümü halen kullandığını ve bedel ödemediğini ileri sürerek Muğla 2. İcra Müdürlüğünün 2011/1657 E sayılı takip dosyasında 5 yıllık ecrimisil ve yasal faizi olmak üzere toplam 36.724,81 TL için takip başlattığı, davalı borçlu Resmiye’nin takibe itiraz ettiği, davacının eldeki davada itirazın iptaline ve davalıdan %40 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini istediği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, takip talebi, dava dilekçesi niteliğindedir ve 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (HMK’nun) 26. maddesinde, talepten fazlasına veya talepten başkasına hükmedilemeyeceği düzenlenmiş olup eldeki davada takip talebinde ileri sürülen hususlar bakımından inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Somut olaya gelince, davacı 17.06.2011 tarihli takip talebinde 01.02.2007 – 30.04.2011 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil talebinde bulunmuş, mahkemece 20.06.2008 – 17.06.2011 dönemi için belirleme yapıldığı ve böylece ecrimisil başlangıç tarihinin davacının talebinden sonraki döneme ilişkin olduğu anlaşılsa da davacı tarafından ecrimisil tespitine ilişkin bir temyiz bulunmadığından davalı lehine usulü kazanılmış hak doğacağı açıktır.
Ne var ki, davacının talebinin 30.04.2011 tarihine kadarki döneme ilişkin olmasına rağmen talep aşılarak ve 6100 sayılı HMK’nun 26. maddesi göz ardı edilerek 17.06.2011 tarihine kadarki dönem için fazladan ecrimisile hükmedilmesi doğru değildir.
Ayrıca, ecrimisil likit alacak olmadığı için icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken aksine düşünce ile bu konuda karar verilmesi isabetsiz ise de bu durum açıkça temyize getirilmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.