YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6794
KARAR NO : 2014/10655
KARAR TARİHİ : 29.05.2014
MAHKEMESİ : ŞARKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/02/2012
NUMARASI : 2011/65-2012/39
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve terkin ile yıkım davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen 2004/284 esas sayılı davanın reddine ve diğer birleşen davaların kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı ve bir kısım davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş ve dosya resen duruşmaya alınmış olmakla, duruşma günü olarak saptanan 14.01.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat F.T., yine eden davalı Kızılay Derneği Genel Başkan vekili Avukat T. E. ile temyiz edilen davalı G.A.Ş. Vekili Avukat A. A. geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davalı Tekirdağ İ.. İ.. Müd. vekili Avukat, temyiz edilen davalı Şarköy B.. B.. vekili Avukat gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ….tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Asıl ve birleşen davalar, tapu iptali ve kayıt terkini ile yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamları sonrasında asıl ve birleşen 2004/189 esas ile 2004/283 esas sayılı davaların kısmen kabulüne, birleşen 2004/284 esas sayılı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan deliller ile; çekişme konusu 74 ada 2, 73 ada 2 ve 17 ada 5 parsel sayılı taşınmazların 28.11.1997 tarihli, 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bilimsel verilere göre tespit edilen kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığı belirlenerek yazılı olduğu şekilde bu parsellere yönelik davanın kabulüne, aynı şekilde 16 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı saptanarak anılan parsele ilişkin davanın reddine karar verilmiş olması kural olarak doğrudur.
Öte yandan; yargılama sırasında yürürlüğe giren 19.01.2011 tarihli ve 6099 sayılı Yasanın 16. maddesiyle değişik, 3402 sayılı yasanın 36/A maddesinde; ” kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle yargılama giderlerinden ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı” hükmü nedeniyle hazine lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine karar verilmemesi de doğrudur. Davacı hazinenin bu yöne ilişkin temyiz itirazları ile diğer davalılar Tekirdağ İ.. İ..si ve Türk Kızılay Derneği’nin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davacı Hazine’nin diğer temyiz itirazlarına gelince; dosya kapsamı ile hakkında kabul kararı verilen 17 ada 5 parsel sayılı taşınmazın son hükümden önce 14.02.2011 tarihinde ifraz işlemine tabi tutularak 17 ada 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazlar olarak yine Şarköy Belediye tüzelkişiliği adına tescil edildiği, hükmün ise kaydı kapanan 17 ada 5 parsel hakkında tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi, mahkemelerce verilen kararların 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/2. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2.) maddesinde belirtildiği üzere, her bir istek hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve infaza imkan sağlayacak içerikte bulunması zorunludur.
Somut olayda; 17 ada 5 (ifrazla 17 ada 31 ve 32) parsel sayılı taşınmaz hakkında yukarıda açıklanan ilke ve olguları kapsar biçimde bir karar oluşturulduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Hâl böyle olunca; kıyı kenar çizgisini belirleyen uzman bilirkişilerden yeniden ek rapor alınarak, 17 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluşan 17 ada 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazların kıyı kenar çizgisi kapsamında kalıp kalmadığının saptanması, kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısımlarının bilirkişilerce uygulamayı gösterir, denetime elverişli krokisinde gösterilmesi ve hasıl olacak sonuca göre ifraz parselleri üzerinden infaza elverişli karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde kaydı kapanan parsel üzerinden hüküm tesisi isabetsizdir.
Davacı Hazinenin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2013 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince temyiz eden taraflardan davacı vekili için 1.100.00.-TL. duruşma avukatlık parasının diğer temyiz edenlerden alınmasına, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.