Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/971 E. 2014/10081 K. 15.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/971
KARAR NO : 2014/10081
KARAR TARİHİ : 15.05.2014

MAHKEMESİ : MURADİYE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/10/2007
NUMARASI : 2006/45-2007/139

Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil, elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, adına tespit ve tescil edilen 173 ada 1 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 2.10.1984 tarih ve 6 sıra nolu tapu kaydı içinde kalan taşınmazının bir bölümünün kadastro tespiti sırasında davalıya ait 173 ada 5 parsel sayılı taşınmaz içinde bırakıldığını, öte yandan davalılara ait duvarların taşınmazına tecavüzlü olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve tescile karar verilmesi istemiş, yargılama sırasında çekişmeye konu 5 nolu parselin eldeğiştirmesi sebebi ile davasını yeni malike yöneltmiştir.
Mahkemece, Hazine yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise yapılan uygulama neticesinde bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen 135,85 m2’lik bölümün davacının dayandığı 6 sıra nolu tapu kaydı içinde kalmasına rağmen yolsuz olarak 5 nolu parsel içinde tespit ve tescil edildiği, ancak son kayıt maliki Van İl Özel İdaresinin kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 173 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1141/1253 payının ipka suretiyle davacı adına, komşu 173 ada 5 nolu parselin ise 13.02.1998 tarihinde kadastroya istinaden davalı Şeker Fabrikası A.Ş. adına kayıtlı olup, yargılama sırasında satış suretiyle Van İl Özel İdaresine devredildiği, taşınmazlardan 1 nolu parsele 27.04.1973 tarih, 18 sıra nolu tapu kaydı, 5 nolu parsele ise 04.04.1075 tarih, 4 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tespit ve tescillerinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki, mahkemece davacının dayandığı tapu kaydı ile, 5 nolu parsele revizyon gören tapu kaydının uygulanması yönünde yapılan araştırma, inceleme ve soruşturmanın hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Bilindiği üzere; Harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 719, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi uyarınca kapsam belirleneceği kuşkusuzdur. Ancak böyle bir harita ve kroki yoksa veya uygulanabilir nitelik taşımıyorsa öncelikle tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gittileri ile birlikte tapu müdürlüğünden istenilmesi, gitti kayıtlarının yüzölçümlerinde veya sınırlarında bir değişiklik varsa dayandığı belgelerin incelenip, doğru ve yasal bir nedenin bulunup bulunmadığının araştırılması, doğru esasa
dayanmıyorsa, ilk tesisindeki sınırlara itibar edilmesi, ayrıca uygulamada yararlanmak üzere varsa komşu taşınmaz kayıtlarının getirtilmesi, böylece yanların dayandığı, usulüne uygun olarak çıkarılmış tüm belgeler toplandıktan, dosya öteki yönlerden de keşfe hazır hale geldikten sonra yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız yerel bilirkişi veya bilirkişiler aracılığı ile uygulama yapılması, kayıtlardaki her sınır yerel bilirkişi veya bilirkişilerden sorulup arazi üzerinde tespit edilmesi; gerektiğinde sınırlar hakkında açıklayıcı doyurucu bilgiler alınması, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, komşu taşınmaz kayıtlarının da aynı şekilde uygulanarak yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi gerekir.
Öte yandan; sınırlar değişebilir nitelikte ise veya tam olarak kapanmayıp açık yönler kalıyorsa, kayda değişmez sınırlarla bağlantı kesilmemek suretiyle miktarına göre kapsam belirlenmesi, ayrıca tapu fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilerden keşifte saptanan bilgi ve bulgulara uygun ve uygulamayı tam olarak yansıtan, infaza elverişli rapor ve kroki alınması zorunludur.
O halde; yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması, çekişmeye konu 5 nolu parsele uygulanan ilk geldisi olan 30.02.1973 tarih, 1 sıra nolu tapu kaydının Muradiye Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 06.10.1969 tarih, 1969/127 Esas, 1969/222 Karar sayılı ilamı ile oluştuğu anlaşıldığına göre, anılan dosyanın temin edilerek mahallinde yeniden uygulama yapılması, davacının dayandığı tapu kaydı ile 5 nolu parsele uygulanan tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gittilerinin ve tescil krokisinin mahalline uygulanması, tapu fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilerden uygulamayı tam olarak yansıtan, infaza elverişli krokili rapor alınması, toplanacak deliller toplanan delillerle birlikte değerlendirilerek, yolsuz tescil iddiasının sabit olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, ondan sonra yargılama sırasında taşınmazı edinen Van İl Özel İdaresinin Türk Medeni Kanunu’nun 1024/1. maddesi hükmü gereğince yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda bulunup bulunmadığı hususu üzerinde durulması gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.