YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6870
KARAR NO : 2014/10087
KARAR TARİHİ : 15.05.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 20. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/03/2013
NUMARASI : 2009/314-2013/144
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl dava, tapu iptali tescil, mümkün olmaz ise bedelinin tazmini, birleşen dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım, ecrimisil, maddi ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden ve eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen kayıtlardan; 2981 Sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca 94 nolu parselde yapılan uygulama neticesinde 10.04.1992 tarihinde ifrazla çekişmeye konu 223 ada 4 nolu parselin oluştuğu ve uygulama sonrasında 18.08.1998 tarihinde pay sahibi olan N… G… ‘in payının 22.03.2002 tarihinde eşi olan davacı Zekine’nin de aralarında bulunduğu mirasçılarına intikal ettiği, mirasçıların da bir kısım paylarını 22.03.2004 tarihinde dava dışı M… Ş… ‘ye, bakiye kalan paylarını ise 04.03.2005 tarihinde davalı Kamil’e satış suretiyle devrettikleri, Kamil’in dava dışı şahıslardan da pay satın alarak taşınmazın tamamına malik olduktan sonra 28.07.2005 tarihinde 16/80 payını Zekine’ye satış suretiyle aktardığı, taşınmazda 13.12.2007 tarihinde kat irtifakı kurulduğu ve 2, 3 ve 4 nolu meskenlerin Kamil adına, 1 nolu meskenin ise Zekine adına tescil edildiği, Kamil’in, Üsküdar 7. Noterliğinin 01.02.2007 tarihli vekâletnamesi ile Zekine’ye ait 1 nolu konutu İstanbul 23. Noterliğince düzenlenen 28.12.2007 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile birleşen dosya davacısı Bayram’a sattığı, sözleşmeye dayanarak Zekine aleyhine Bayram’ın açtığı tapu iptal ve tescil davasının Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 20.10.2009 tarihli, 2008/467 Esas, 2009/509 sayılı kararı ile kabul edilerek 18.01.2010 tarihinde taşınmazın Bayram adına tescil edildiği, öte yandan, ifrazla oluşan komşu 223 ada 3 nolu parselde de ifrazdan sonra N… G… ‘in pay satın aldığı ve ölümü ile bu parseldeki payının da mirasçıları olan eşi Zekine ile çocukları Jale, Lale, Şule ve Hale’ye intikal ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı Zekine, Kamil ile paydaş oldukları çekişmeye konu 223 ada 4 nolu parsel üzerine ortak bina yapılması ve yapılacak olan binadan üçüncü kat ile birinci katta yer alacak dairelerin kendisine verileceği konusunda anlaştıklarını ve payını davalıya devrettiği gibi, satış yetkisini de içerir vekâletname verdiğini, inşaatın bitimi neticesinde anlaşmaya aykırı olarak zemin kattaki 1 nolu bağımsız bölümün adına tescil edildiğini, öte yandan davalının vekalet görevini kötüye kullanarak adına tescil edilen bu yeri de dava dışı B… T… ‘e satış vaadi sözleşmesi ile sattığını, bedelini de ödemediğini, Bayram’ın sözleşmeye dayanarak aleyhinde açtığı tapu iptal ve tescil davasının kabul edilerek kararın kesinleştiğini ileri sürerek, anlaşmaya konu dairelerin tapusunun iptali ile adına tescilini, mümkün olmaz ise değerlerinin bilirkişi marifeti ile tespit edilerek tazminata karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında dava dilekçesini ıslah ederek, 3 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile tesciline, mümkün olmaz ise 65.000.-TL tazminatın tahsiline karar verilmesi talep etmiş, bileşen davanın da reddini savunmuştur.
Birleşen davadan davacılar vekili; Zekine’nin gecekondusunun davacılara ait 223 ada 4 nolu parsele taşkın olduğunu, bina yapılması istendiği ve yıkıma ilişkin prosedürün uzun sürecek olması sebebi ile kayıt maliki olan Kamil’in inşaat izni alabilmek için 16/80 payını bedelsiz ve geçici olarak kağıt üzerinde davalıya devrettiğini, bu paya isabet edecek bölümün devredilebilmesi içinde vekalet verdiğini, inşaat bittikten sonra anılan paya isabet eden bölümün satış vaadi sözleşmesi ile diğer davalıya satıldığını ve davalı Bayram’ın davalı aleyhine açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının kabul edilerek 1 nolu bağımsız bölümün Bayram adına tescil edildiğini, davalının gecekondusunun halen taşkın olduğunu, bu taşkınlık sebebi ile inşa edilen binanında daha küçük olduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesine, taşkın bölümün yıkımına, ihtarnamenin tebliğ edildiği 17.01.2008 tarihinden itibaren aylık 100.-TL ecrimisil ile, 5.000.-TL maddi ve toplam 3000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davacı Kamil asıl dosyadan açılan davanın da reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davada, vekil Kamil’in inançlı işlem iddiasını yazılı belge ile ispat edemediği ve kayden davacıya ait 1 nolu bağımsız bölümü sattığı halde satış bedelini davacıya vermediği, taşınmazın da hükmen satın alan kişi adına tescil edildiği gerekçesi ile tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, alacak isteğinin kısmen kabulüne, birleşen davada; kayden davacılara ait taşınmaza davalı Zekine’nin haksız yere taşkın yapılaşmak suretiyle müdahale ettiği gerekçesi ile elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne, taşkınlık sebebi ile inşaat alanının azalmadığı ve şahsi hakka yönelik bir saldırının da bulunmadığı gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; asıl dava bakımından yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasın da bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, birleşen davada; maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddine karar verilmiş olmasında da bir isabetsizlik yoktur. Taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Taraf vekillerinin öteki temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; yıkım istekli davalarda, yıkılması istenen ve mütemmim cüz niteliği taşıyan binanın ana nüvesinin yer aldığı taşınmaz maliklerinin tümünün davada yer almasında zorunluluk vardır.
Somut olayda; taşkın olduğu tespit edilen binanın ana nüvesi 223 ada 3 nolu parselde olup, sözkonusu taşınmazda Zekine dışında paydaşlarında bulunduğu görülmektedir. Kaldı ki davalı Zekine de aşamalarda binanın miras bırakan eşinden intikal ettiğini ve çocuklarının da mirasçı olduğunu iddia etmiştir.
O halde, öncelikle yapının yeraldığı 223 ada 3 nolu parselin Zekine dışındaki tüm paydaşlarının davada yeralmalarının sağlanması ondan sonra birleşen davada maddi ve manevi tazminat istekleri dışında kalan hususlarda varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken anılan husus gözardı edilerek sonuca gidilmiş olması doğru değildir.
Kabule göre de; birleşen davada, dava değeri 8.100.-TL gösterildiği ve dava dilekçesi içeriğine göre harcı yatırılan bu miktarın 5.000.-TL’sinin maddi tazminata, 3.000.-TL’sinin manevi tazminata, kalan 100.-TL’sinin ise ecrimisile ilişkin olduğu ve ecrimisil yönünden yargılama sırasında ıslah yapılmadığı halde, ecrimisil bakımından talepten fazlaya hükmedilmiş olması da isabetsizdir.
Taraf vekillerinin belirtilen nedenlerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.