YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18600
KARAR NO : 2014/10573
KARAR TARİHİ : 29.05.2014
MAHKEMESİ : MARMARA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/04/2012
NUMARASI : 2008/62-2012/37
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar bir kısım davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi..’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; mirasbırakan H.. Ş..’un çekişme konusu 889 parsel sayılı taşınmazın ½ payını 06.02.1076 tarihinde davalı oğlu Şevket’e,kalan ½ payını da 20.05.1981 tarihli akitle davalı kızı Şükran’a satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı, anılan temlikin mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Öte yandan; dosya kapsamı ve noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen kayıt ve belgelerden, dava dışı mirasçılar Ahmet,Çetinol,Şekip ve eldeki davalı Şevket tarafından davalı Ş.. D.. aleyhine aynı taşınmazın davalı Şükran’a aynı tarihte yapılan pay temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu ileri sürülerek iptal ve tescil istekli dava açtıkları Marmara Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.10.2012 tarih, 2012/16 esas,100 karar sayılı ilamı ile mirasbırakan H.. Ş..’un çekişme konusu taşınmazı davalıya temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın davacıların miras payı oranında kabulüne karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay’ın temyiz incelemesinin sonucunun beklenmekte olduğu görülmektedir.
Bilindiği gibi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesi hükmü gereğince, davaların aralarında bağlantı bulunması, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek durumda olması halinde davaların birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğinde kuşku yoktur.
Somut olayda, eldeki davada verilecek karar ile aynı taşınmaz hakkında diğer mirasçının aynı hukuksal nedenle açmış olduğu 2012/16 esas sayılı davada verilecek hükmün birbirini etkileyecek nitelikte bulunduğu açıktır.
Hal böyle olunca; mahkemece, 2012/16 esas sayılı dosyanın temyiz incelemesi sonucunun beklenmesi, ondan sonra her iki davanın birleştirilmesine karar verilmesi ile anılan dosyaların birlikte değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere sonuca gidilmiş olması doğru değildir.
Davalıların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi aracılığıyla) 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esası bakımından şimdilik inceleme yapılmasına yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.