Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/11417 E. 2014/13871 K. 09.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11417
KARAR NO : 2014/13871
KARAR TARİHİ : 09.09.2014

MAHKEMESİ : BAFRA SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/11/2012
NUMARASI : 2012/889-2012/1606

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 45 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazın tarafların ortak murisi İ.. K.. adına kayıtlı olup, tamamının davalı tarafından kullanıldığı iddiası ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, her bir davacı yararına hükmedilen ecrimisil miktarı HUMK. nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının (01.01.2012 tarihinden itibaren 1.690 TL). altında olduğu, dolayısıyla ecrimisil bakımından verilen kararın kesin nitelik taşıdığı anlaşılmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ecrimisil davası bakımından temyiz isteğinin reddine,
Davalı vekilinin elatmanın önlenmesi davası yönünden temyiz itirazlarına gelince, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle davalının dava konusu taşınmazın tamamını kullandığı ve davacıların taşınmazda kullandıkları bir bölümün bulunmadığı saptanmak suretiyle elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur; davalı vekilinin buna ilişkin temyiz itirazı yerinde değildir. Reddine,
Ne var ki, dava konusu taşınmazda davacıların payına vaki el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, davalının da taşınmazda elbirliği ile malik olduğu hususu gözardı edilerek taşınmazların tamamı yönünden mutlak el atmanın önlenmesine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.