YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5897
KARAR NO : 2014/15663
KARAR TARİHİ : 14.10.2014
MAHKEMESİ : VAN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/11/2013
NUMARASI : 2012/323-2013/465
Taraflar arasında görülen tespit davası sonucunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …..raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tespit isteğine ilişkindir.
Davacı; 1941 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki ¼ payın maliki “A..oğlu B….’ın” Van Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/869 E- 2012/347K sayılı mirasçılık belgesindeki “A..oğlu B..” ile aynı kişi olduklarının tespiti isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece; iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun çekişmesiz yargı işlerini düzenleyen 382/1 maddesinde; “Çekişmesiz yargı, hukukun mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten birine veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır” hükmüne yer verilmiş; bu ölçütler ise ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller, ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkın bulunmadığı haller ve hakimin re’sen harekete geçtiği haller olarak ifade edilmiştir.
Eşya hukukunda çekişmesiz yargı işlerini düzenleyen 382. maddenin 2-ç/1 fıkrasında “Taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılması” çekişmesiz yargı işi sayılmıştır.
Kanunda çekişmesiz yargı işlerinin neler olduğu önce genel çerçevesi belirlenerek, daha sonra da mümkün olduğunca sayılarak belirtilmiştir. Ancak bu sayma sınırlı olmadığından yasa maddesinde sayılmayan fakat çekişmesiz yargı ölçütlerini taşıyan diğer işlerin de çekişmesiz yargı işi olarak kabulü gerekir. Yani, 382. maddede sayılmamakla beraber çekişmesiz yargının ölçütlerinden birini veya birkaçını taşıyan bir iş de çekişmesiz yargı işi olarak değerlendirilebilir.
Dilekçe içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre, eldeki dava da, dava konusu kapsamı itibariyle mülkiyet uyuşmazlığı içermemekte, yeni bir hak ileri sürülmemekte olup istek davacı miras bırakanı ile kayıt malikinin ayni kişi olduğunun tespitinden ibarettir. Bu kapsamda olduğu sürece davanın çekişmesiz yargı olarak kabulü zorunludur. MK’nin geçici birinci maddesi gereğince “Bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmayacağından” kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra yapılan taleplerin tapu müdürlüğüne ilgili sıfatıyla yöneltilerek görülmesi gerekir.
Talep tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 383. maddesine göre de, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemeleridir. Bu itibarla, çekişmesiz yargı işi olan tapu kayıt malikinin miras bırakanı olduğunun tespitine ilişkin taleplere sulh hukuk mahkemelerince bakılması gerekir.
Anılan Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince, görev dava şartlarından olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmalıdır. Bu tür taleplerin asliye hukuk mahkemesinde yazılı yargılama usulüne göre görülmesi mümkün olmadığından, dava şartının yokluğu nedeniyle davanın görev yönünden reddine, dosyanı görevli sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esastan sonuçlandırılması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.