YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20262
KARAR NO : 2014/7678
KARAR TARİHİ : 14.04.2014
MAHKEMESİ : UŞAK 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/04/2013
NUMARASI : 2012/334-2013/122
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davalı H.. B.. yönünden davanın reddine, davalı S.. A.. yönünden ise davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı S.. A.. tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davalı H.. B..’un davacıya ait taşınmaza bir müdahalesi bulunmadığından bu kişi yönünden davanın reddine, davalı S.. A..’nın ise davacıya ait taşınmaza taşkın şekilde yapılandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacının kayden maliki olduğu 383 parsel sayılı taşınmaza davalıların kullanmak ve yapılanmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek eldeki davayı açtığı, dava konusu 383 parselin davacı, komşu 389 parselin davalı H.. B.. ve 384 parselin ise davalı S.. A.. mirasbırakanı Ö.A. adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere yıkım istekli davalarda, yıkılması istenen ve mütemmim cüz niteliği taşıyan binanın, ana nüvesinin yer aldığı taşınmaz maliklerinin tümünün davada yer almasında zorunluluk vardır.
Somut olayda, davacıya ait 383 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olduğu keşfen saptanan komşu 384 parsel sayılı taşınmazın dava dışı Ö.A.ait olduğu belirlendiği halde davalı dışında yasal mirasçısı bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve 384 parselin tüm maliklerinin davada yer alması gerektiği düşünülmeden sonuca gidilmiş olması isabetsizdir.
Hal böyle olunca, 384 parsel malikleri aleyhinde dava açması için davacıya önel verilmesi, açıldığı takdirde eldeki dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre de, dava değerinin elatılan kısmın değeri ile yıkımına karar verilen muhtesat bedeli toplamından ibaret olacağı gözetilmeksizin, yalnızca yıkımı istenilen muhdesat değeri üzerinden karar ve ilam harcı alınmış olması da doğru değildir.
Davalı S.. A..’nın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.