YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9510
KARAR NO : 2014/13897
KARAR TARİHİ : 09.09.2014
MAHKEMESİ : KESTEL(KAPATILAN) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/02/2008
NUMARASI : 2005/231-2008/8
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 09.09.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Hakan F. A. ile temyiz edilen davalı Kestel T.. M.. vekili Avukat H. G. geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalılar İ.. K.. vd.vk.Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava; yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; Davacının, kat mülkiyeti kurulu,.. ada, .. parsel sayılı taşınmazda yer alan 8 nolu bağımsız bölümün 07/07/2005 tarihinde cebri icra yoluyla davalı İ.. K..’a temlik edildiğini, ihalenin dayanağı olan Kestel İcra Müdürlüğünün 2004/5 sayılı takip dosyasında, gerçek borçlunun kendisi olmadığını, isim ve baba ismi benzerliği nedeniyle hataya düşüldüğünü, icra dosyasındaki borçlu kişinin “1960 doğumlu, Ömer kızı, F.. Y..”, 8 nolu bağımsız bölüm malikinin ise “1959 doğumlu, Ö. kızı, F.. Y..” olduğunu, İcra Müdürlüğünün yazışmalarında borçlu kişinin kimlik bilgileri “1960 doğumlu, Ö. kızı, F.. Y..” olarak bildirildiği halde Tapu Müdürlüğü’nce yapılan hata nedeniyle maliki bulunduğu taşınmazın bilgisi dışında ihale yoluyla temlik edildiğini, yolsuz tescilde Tapu Müdürlüğünün kusurlu olduğunu, ihale alıcısının, olası bir iptal ve tescil davasını önlemek amacıyla taşınmazı kısa bir süre sonra 26/07/2005 tarihli satış akdi ile diğer davalı A.. S..’ya devrettiğini, ara malik ile son kayıt malikinin birbirini tanıdıklarını, gerçek borçlu ile kayıt malikinin aynı kişi olmadığını bildiklerini ileri sürerek eldeki davayı açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile .. ada, .. parsel sayılı taşınmazda yer alan 8 nolu bağımsız bölümün davalılardan A.. S.. adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, Tapu Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan alınması gereken karar ve ilam harcının 1/3’ü bakımından karar verilmesine yer olmadığına, harcın 2/3’si ile kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına taktir edilen 5.900,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 10/09/2012 tarihinde kesinleştiği, davalılardan Tapu Müdürlüğü’nün 19/02/2013 tarihli dilekçe ile avukatlık ücreti bakımından da sorumlu tutulmamaları gereğine değinerek tavzih talebinde bulunduğu ve mahkemece “….kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına taktir edilen avukatlık ücretinden davalılardan İ.. K.. ile A.. S..’nın müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması ” yönünde tavzih kararı verildiği, hükmün tavzihine ilişkin ek kararın davacı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; tavzih 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 455. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305.) ve takip eden maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Ancak hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Somut olayda; mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar kesinleşmiş olup kararda kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına taktir edilen avukatlık ücretinden davalılardan Tapu Müdürlüğü de sorumlu tutulmuş iken tavzih yoluyla avukatlık ücretinden Tapu Müdürlüğü dışındaki davalılar sorumlu tutularak hükmün kapsamı değiştirilmiştir.
O halde; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında hükmü değiştirecek nitelikte tavzih kararı verilmesinin doğru olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Hâl böyle olunca, tavzih isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Davacının ek karara yönelik temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2013 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 1.100.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenlerden alınmasına, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.