Danıştay Kararı 12. Daire 2018/2394 E. 2021/6755 K. 14.12.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/2394 E.  ,  2021/6755 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/2394
Karar No : 2021/6755

DAVACI : …

DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yardımcısı …
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
İzmir Rüştü Ünsal Polis Meslek Eğitim Merkezinden mezun olan davacının polis memuru rütbesine aday memur olarak atanması amacıyla 28/05/2018 tarihinde yapılan sözlü sınav ve sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’ nin 5. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Mülakatta soruları bilmesine rağmen hiçbir sebep gösterilmeksizin başarısız sayıldığı, sınav yönetmeliği, dayanağı kanuni düzenlemeye uygun olsa da, haklı beklenti, hukuki güven ve istikrar gibi idare hukukunun genel ilkeleri gözetilerek idarenin ilgililerin durumunu korumak için geçici hükümlere de yer verilmesi gerektiği, sözlü sınavın yargısal denetiminin yapılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle idarenin sözlü sınav yapmasının hukuka aykırı olduğu, ilgili kanunun genel olarak yapılacak bir sınavı düzenlediği, sözlü sınava yer verilmediği belirtilerek Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’ nin 5. maddesi ile Yönetmeliğin 5. maddesine dayanılarak 28/05/2018 tarihinde yapılan mülakatın ve başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALI … BAKANLIĞI’NIN SAVUNMASI : Dava konusu düzenlemelerin, dayanağı 3201 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesine uygun olarak yapıldığı Kanun’un tanıdığı takdir yetkisi çerçevesinde eğitim sonu sınavının şeklinin belirlendiği, Yönetmeliğin iptali istenilen 5. maddesinde ve bu yönetmelikle belirlenen usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirilen sınav işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI … GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN SAVUNMASI : Dava konusu yönetmeliğin, dayanağı Kanun hükmüne uygun olduğu, Kanun’un tanıdığı takdir yetkisi çerçevesinde eğitim sonu sınavının şeklinin “sözlü sınav” olarak belirlendiği, davacının kazanılmış bir hakkının bulunduğundan söz edilemeyeceği, dava konusu yönetmeliğin iptali istenilen 5. maddesinde ve bu yönetmelikle belirlenen usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirilen sınav işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, soru hazırlama komisyonunca önceden hazırlanmış sorulardan davacının bizzat çektiği sorunun sorulduğu, verdiği cevabın değerlendirme formu ile değerlendirildiği, İlgili Yönetmeliğin 8. maddesinin 4’üncü bendi gereğince puanı ve gerekçesinin karar formunda belirtildiği, davacının 50 puan alarak başarısız sayıldığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, Polis Meslek Yüksekokulu mezunu olan davacı tarafından, polis memuru rütbesine aday memur olarak atanması amacıyla yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin ve yapılan sözlü sınav ile işlemin dayanağı olan 03.06.2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 5. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa’nın 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun Ek 1. maddesine 6638 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen 3. fıkrada, ”Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenime devam edenler dâhil, bu Kanun ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu gereğince, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları için öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şarttır.” hükmü yer almıştır.
3201 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin anılan hükmü ile polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, polis memuru ve komiser yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları; öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şartına bağlanmış, söz konusu sınavın şeklini ve sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve kuralları belirleme hususu idareye bırakılmıştır.
3201 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin anılan hükmüne dayanılarak hazırlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin ”Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde, bu Yönetmeliğin, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla bitiren öğrencilere uygulanacak sınavlarla ilgili usul ve esasları düzenlemek amacını taşıdığı ifade edilmiş; ”Kapsam” başlıklı 2. maddesinde de, bu Yönetmeliğin, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrencilerin Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanabilmeleri için yapılacak sınavla ilgili usul ve esasları kapsadığı, ”Sınava katılacak adaylar” başlıklı 5. maddesinde ise, ”Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulur.” hükmü yer almıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinde Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulacağına dair hükmün yer aldığı görülmekte olup, bu düzenlemenin Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun hükmüne aykırı kural içermediği anlaşılmakla, anılan maddede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, Yönetmeliğin dava konusu 5. maddesinin, dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun Ek 1. maddesinin 3. fıkrası hükmüne uygun olarak hazırlandığı ve yürürlüğe konulduğu, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen söz konusu Yönetmelik maddesi hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davanın, sözlü sınavda başarısız sayılmaya ilişkin kısmına gelince;
Yönetmeliğin ”Sınav şekli ve esasları” başlıklı 8. maddesinde de, ”(1) Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenir. Komisyon tarafından adaya konu ile ilgili ilave sorular sorulabilir. (2) Sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adaylar; a) Mesleki bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu, yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirilirler. (3) Adaylar, Sınav Komisyonu üyeleri tarafından ikinci fıkranın (a) bendi için kırk puan, diğer bentlerde yazılı özelliklerin her biri için yirmişer puan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı puan değerlendirme karar formuna işlenir. Komisyon üyelerinin ayrı ayrı vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayın sınav puanı tespit edilir. …” hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu yönetmelik maddesinde; “sözlü sınav” ifadesi kullanılmış olup, maddenin içeriğinde ise mülakata ilişkin düzenlemelere de yer verildiği görülmüştür. Sözlü sınav, amacı bakımından yazılı sınava benzemekte olup, bilgi ölçme amacıyla yapılmaktadır. Ancak sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı yasa ve yönetmeliklerde sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemelere yer verildiği, dolayısıyla yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı sonucuna varılmaktadır.
Dolayısıyla sözlü sınav, mesleğe atanacak olanların niteliklerinin saptanmasına yönelik olarak kültür ve bilginin yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığının ortaya konulabilmesi amacıyla yapılan bir sınavdır.
Ancak yapılacak olan bir sözlü sınavın objektif olduğundan söz edilebilmesi için mesleğin özelliği dikkate alınarak bütün kriterlerin ne şekilde uygulanacağına ilişkin ölçütleri, kriterlerin ağırlığını ve buna göre değerlendirme esaslarını içeren objektif bir yöntemin düzenlenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; adaylar hakkında sınav komisyonu üyeleri tarafından ayrı ayrı yapılan değerlendirme sonucu davacının başarısız sayıldığının söz konusu yönetmelikte belirtildiği şekilde tespit edilerek gerekli işlemin yapıldığı anlaşıldığından, davacının yapılan sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde ve yapılan sözlü sınavda da hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak hazırlanan 03/06/2015 tarihli ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği uyarınca Polis Meslek Eğitim Merkezi mezunları için (POMEM) 28-29 Mayıs 2018 tarihlerinde eğitim sonu sınavı yapıldığı, sözlü sınava katılan davacının, aday polis memuru olarak atanabilmek için sözlü sınavdan alınması gereken asgari 70 puanı alamadığından bu sınavda başarısız sayılması üzerine, sözlü sınavın ve sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlemin dayanağı olan 03/06/2015 tarihli ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 5. maddesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenime devam edenler dahil, bu Kanun ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu gereğince, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları için öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şarttır.” hükmü yer almıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun Ek 1. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 03.06.2015 tarihli ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 5. maddesinde; “Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulur.” hükmüne, ”Sınav şekli ve esasları” başlıklı 8. maddesinde ise, ”(1) Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenir. Komisyon tarafından adaya konu ile ilgili ilave sorular sorulabilir. (2) Sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adaylar; a)Mesleki bilgi düzeyi, b)Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c)Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç)Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu, yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirilirler. (3)Adaylar, Sınav Komisyonu üyeleri tarafından ikinci fıkranın (a) bendi için kırk puan, diğer bentlerde yazılı özelliklerin her biri için yirmişer puan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı puan değerlendirme karar formuna işlenir. Komisyon üyelerinin ayrı ayrı vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayın sınav puanı tespit edilir. (4) Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir. Başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesi puan değerlendirme karar formuna işlenir. Sınav sonuçları merkezi sınav komisyonuna bildirilir. (5) Sınav sonuçları, Merkezi Sınav Komisyonu tarafından Polis Akademisi İnternet sayfasında ilan edilir. (6) Başarılı olan adayların puan değerlendirme karar formları, adayın atamasına esas olacak belgelerle birlikte Personel Dairesi Başkanlığına gönderilir. (7)Sınavda başarısız olan adayların değerlendirme karar formları ilgili eğitim kurumunca Emniyet Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatı arşiv hizmetlerine ilişkin mevzuat hükümlerine göre muhafaza edilir. (8) Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 5. maddesinin incelenmesi:
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa’nın 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun Ek 1. maddesine 6638 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen 3. fıkrada, ”Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenime devam edenler dâhil, bu Kanun ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu gereğince, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları için öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şarttır.” hükmü yer almıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarihli ve B:2013/817 sayılı Mehmet Akdoğan ve Diğerleri başvurusuna ilişkin kararında, “Ölçülülük ilkesi; ‘elverişlilik’, ‘gereklilik’ ve ‘orantılılık’ olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. ‘Elverişlilik’, öngörülen müdahalenin, ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını; ‘gereklilik’, ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, ‘orantılılık’ ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir.” denilmektedir.
3201 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin anılan hükmü ile polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, polis memuru ve komiser yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları; öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şartına bağlanmış, söz konusu sınavın şeklini ve sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve kuralları belirleme hususu idareye bırakılmıştır.
3201 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin anılan hükmüne dayanılarak hazırlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin ”Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde, bu Yönetmeliğin, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla bitiren öğrencilere uygulanacak sınavlarla ilgili usul ve esasları düzenlemek amacını taşıdığı ifade edilmiş; ”Kapsam” başlıklı 2. maddesinde de, bu Yönetmeliğin, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrencilerin Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanabilmeleri için yapılacak sınavla ilgili usul ve esasları kapsadığı, ”Sınava katılacak adaylar” başlıklı 5. maddesinde ise, ”Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulur.” hükmü yer almıştır.
Yukarıda açıklanan ölçülülük ilkesinde belirtilen orantılılık uyarınca bu koşulun adayların yeterliliklerini tespit etmek amacıyla düzenlendiği, kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde işleyebilmesini sağlamak üzere kamu görevine alınacak kişilerin yeterliliklerini tespit etmek amacıyla sınav aracına başvurulmasının anılan amaca ulaşılması yönünden uygun bir araç olduğu görülmektedir.
İdarelerin kendilerine tanınan düzenleme yetkisini Anayasa ve kanunlarla belirlenen sınırlar içinde kullanması gerektiği açıktır. Yasa koyucu tarafından düzenlenen Kanun metninde açık bir şekilde, eğitimlerini başarıyla tamamlayan adayların Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları gerektiği hüküm altına alınmış, Kanun’un uygulanmasını sağlamak üzere İçişleri Bakanlığınca hazırlanan Yönetmeliğin dava konusu 5. maddesinde bu hüküm doğrultusunda düzenleme yapılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinde Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulacağına dair hükmün yer aldığı görülmekte olup, bu düzenlemenin Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun hükmüne uygun olduğu ve aykırı kural içermediği sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda belirtilenler ışığında, dava konusu Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin sınava katılacak adaylara ilişkin 5. maddesinde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Sözlü sınavın ve davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali isteminin incelenmesi:
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir.
Bu itibarla, davacının girdiği sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, böylece sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 18.11.2013 tarihli ve E:2010/2194, K:2013/4094 sayılı kararı da bu yöndedir.
Davalı idarenin savunması ekinde gönderilen, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan sözlü sınav komisyonu başkanı ve üyelerince verilmiş puanlara ilişkin tutanak ve sınav sonuçlarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden sözlü sınavın nesnel olarak yapıldığı ve yargısal denetim için aranan bütün koşulları sağladığı anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, … TL. vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’ nin 5. maddesi yönünden oybirliğiyle, bireysel işlem yönünden oyçokluğuyla 14/12/2021 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Polis Akademisi Başkanlığı Rüştü Ünal Polis Yüksek Okulu’ndan mezun olan davacının mezuniyetinden sonra yapılan sözlü sınavda sorulan 77 numaralı sorunun “Türkiye’nin NATO üyeliği ne zaman ve hangi olay sonrasında olmuştur?” olduğu, sorulan soruya idarece düzenlenen cevap anahtarında cevabın; “Türkiye, 1950’de Kore Savaşı’na bir tugaylık kuvvetle katılmış ve ardından NATO’ya müracaat ederek 1951 yılında üyeliği kabul edilmiş, 1952’de TBMM’nin onaylaması ile resmen ittifaka katılmıştır.” şeklinde net bir cevap olup, yoruma açık bulunmadığı, dolayısıyla soruya verilen cevaba verilecek puanların da birbirinden farklı olamayacağı açıktır
Bakılan davada, davacının verdiği cevap, tutanağa bağlanmamakla birlikte mesleki bilgi düzeyi kriterine sınav komisyon üyelerince 40 üzerinden 20, 10, 10, 15, 15 gibi farklı puanlar takdir edildiği, cevap ile puanlar birbiriyle uyuşmadığı gibi komisyon üyelerince verilen puanların kendi aralarında da orantısızlık olduğu görülmektedir.
Bu durumda, komisyon üyelerince takdir edilen puanlar arasında fark olduğu ve bu hali ile takdir yetkisinin objektif olarak kullanılmadığı, davacının yapılan sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasının hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.