YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16352
KARAR NO : 2014/16468
KARAR TARİHİ : 23.10.2014
MAHKEMESİ : KAMAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/12/2013
NUMARASI : 2011/454-2013/328
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …..raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan O.. B..’ın 02/02/2011 tarihinde ölümüyle geriye eşi Nurten ile çocukları olan davacılar Tülay ve Gülay ile davalı Nazir’in mirasçı kaldığı, mirasbırakan tarafından davalı Nazir’e verilen 30/09/2005 ve 01/12/2006 tarihli vekaletnamelere istinaden Nazir’in, dava konusu 4110 ada 1, 2, 3 ve 4 parseller ile 4112 ada 3 ve 274 ada 3 parsellerde mirasbırakana ait payları davalı Mefa’ya; dava konusu 1214(yenileme ile 889 ada 52) parsel sayılı taşınmazı da diğer davalı Salim’e temlik ettiği, bilahare davalı Mefa’ya devrettiği payları geri aldığı; davacıların, davalı Nazir’in vekalet görevini kötüye kullanarak kendilerinden mal kaçırmak amacıyla bedelsiz işlemler yaptığını ileri sürerek davalı Salim adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile O.. B.. mirasçıları adına tescili, davalı Nazir adına kayıtlı taşınmaz tapusunun ise payları oranında iptali ile adlarına tescili istemiyle eldeki davayı açtıkları, aşamada dava dışı mirasçı Nurten’in davaya muvafakat ettiğini ve kendisinin de miras payını talep ettiğini bildirdiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, mirasçıların birbirlerine karşı açacakları bu tür davalarda, mirasçılar arasında paylı mülkiyet hükümleri geçerli olduğundan pay oranında tapu iptal ve tescil talebinde bulunabilecekleri, buna karşın mirasçı olmayan kişiler aleyhine açılacak davalarda ise, mirasçılar terekeye elbirliği mülkiyeti ile sahip olup sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf edeceklerinden pay oranında tapu iptal ve tescil talep edilmesi mümkün olmayıp ancak tereke adına talepte bulunabilecekleri açıktır.
Bu durumda davacılar tarafından dava konusu 1214 (889 ada 52) parsel yönünden davalı Salim aleyhine açılan davada tereke adına tapu iptal ve tescil talep edilmesinde ve dava dışı mirasçı Nurten’in de muvafakatı alınarak tüm mirasçıların davada yer alması sağlanıp yazılı şekilde tapu iptal ve tescil kararı verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, davalı Nazir aleyhine, dava konusu 4110 ada 1, 2, 3 ve 4 parsel ile 4112 ada 3 ve 274 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar bakımından açılan davada, davacılar pay oranında tapu iptal ve tescil talep ettikleri buna karşın davaya muvafakat eden Nurten tarafından usulüne uygun açılmış bir davanın da bulunmadığı gözardı edilerek davada taraf olarak yer almayan Nurten lehine de hüküm kurulması doğru değildir.
Diğer taraftan, kabul edilen dava değeri üzerinden nisbi karar ve ilam harcının alınması, kabul edilen ve yargılama sırasında harçlandırılan dava değeri üzerinden de davacı lehine vekalet ücreti taktir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
Kabule göre de, dava konusu 4112 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 361/965 payı mirasbırakana aitken bilvekale Nazir tarafından devredilip bilahare geri alındığı ve mahkemece yapılan satışların geçersiz olduğu kabul edildiği halde karar yerinde 4112 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 301/965 payının iptal ve tesciline karar verilmiş olması da hatalıdır.
Tarafların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.