YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6493
KARAR NO : 2014/9060
KARAR TARİHİ : 30.04.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 20. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/12/2012
NUMARASI : 2010/567-2012/570
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali, tescil ve tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gerekli gider posta pulu olarak bulunmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildi.Tetkik Hakimi …raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı taktirde tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, tazminat isteği yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan Elmas’ın 16.11.2010 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak çocukları Şaban, İmran, Zübeyde ve Sezgin’in kaldığı, davalı Ramazan’ın mirasbırakan tarafından verilen 10.05.2006 tarihli vekaletname ile adına kayıtlı bulunan dava konusu 5 parsel 53 nolu bağımsız bölüm ve 3 nolu bağımsız bölümde bulunan 4799/10000 payın 06.07.2009 tarihinde davalı İmran’a, İmran tarafından 22.12.2010 tarihinde davalı Yusuf’a satış yoluyla temlik edildiği, Yusuf tarafından da 5 nolu bölümün dava dışı Abdulkadir Yaban’a, 3 nolu bağımsız bölümdeki payını da O. Ş.ve Ş.Ş. satış yoluyla temlik edildiği, anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, olayları bildirmek taraflara, hukuki nitelendirmeyi yaparak çekişmenin giderilmesi konusunda gözetilmesi gerekli yasal düzenlemeyi tayin ve tespit ederek uygulamak hakime aittir.
Somut olaya gelince, iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimine göre davanın vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı olduğu açıktır.
Hemen belirtmek gerekir ki, miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyetine tabidir. Davacı ve davalı İmren dışında başkaca mirasçıların bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir. Terekeye karşı yapılan mülkiyetten kaynaklanan haksız fiil niteliğinde ki muris muvazaası ve elatmanın önlenmesi gibi davaların dışında ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması vs. gibi davalarda terekeyi temsil eden tüm mirasçıların bir arada hareket etmek suretiyle davayı birlikte açmaları, ayrıca, mirasçılardan bir tanesinin terekeye iade şeklinde dava açması halinde de tüm mirasçılarının davada muvafakatlerinin sağlanması, aksi takdirde terekenin atanacak temsilci marifetiyle davada temsil edilmesi ve yürütülmesi gerekeceği (Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesi) tartışmasızdır.
O halde, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı olarak pay oranında açılan davanın dinlenme olanağının bulunduğu söylenemez.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.