YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15111
KARAR NO : 2014/15736
KARAR TARİHİ : 15.10.2014
MAHKEMESİ : KADİRLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/04/2013
NUMARASI : 2005/556-2013/256
DAVACILAR : Z.. O.. V.D.
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar Zeynep ve Solmaz vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ….raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmazda paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacılar, davalılar ile birlikte kayden paydaşı oldukları 327 parsel sayılı taşınmazda paylarını kullanamadıklarını,davalılar aleyhine Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/755 E. sayılı dosyası üzerinden açtıkları paya vaki elatmanın önlenmesi davasının Mahkemenin 2002/619 K. sayılı kararı ile kabul edilerek infaz edilmesine rağmen halen davalıların çekişmeli yere turp ekmek suretiyle müdahalelerine devam ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesine,1999-2003 yılları arası toplam 3.400,00 TL ecrimisile ve 196,00 TL tespit masraflarının tahsiline karar verilmesini istemi ile eldeki davayı açmışlar;davalılar,davacılarla ortaklık yaptıklarını,bedelinin ödendiğini belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece “…mahallinde yeniden keşif yapılarak infaza elverişli rapor ve kroki alınması,hükümden sonra davacı M.. O.. tarafından verilen 14.03.2005 havale tarihli dilekçe de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuş mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planının olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşmadığı,taraflar arasındaki uyuşmazlığın elatmanın önlenmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şüyuun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden ve özellikle eksiğin tamamlanması suretiyle getirtilen belgelerden; dava konusu 327 (yeni 107 ada 39) parsel sayılı taşınmazda davacıların herbiri babaları Mustafa’dan intikali suretiyle 31680/5174400;anneleri Aliye’den intikali suretiyle 24640/5174400 oranında paydaş iken davacılardan Mehmet’in taşınmazdaki payını davalı F.. O..’a 04.03.2005;davacı Elife’nin taşınmazdaki payını dava dışı N.. Ç..’ya 30.01.2006; davacı Solmaz’ın taşınmazdaki payını dava dışı İsmail ya 26.02.2010;yargılama sırasında 24.05.2004 tarihinde ölen davacı Ahmet’in yasal mirasçılarından Şebnem dışındaki mirasçılar Gülizar,Hacı ve Serkan’ın murislerinden intikal eden taşınmazlardaki paylarını dava dışı N.. Ç..’ya 18.05.2005 tarihinde satış suretiyle temlik ettikleri,davacılar Mehmet,Elife, davacılardan Ahmet mirasçılarından Gülizar,. ve Serkan’ın anılan taşınmazda kayda ve mülkiyete dayalı bir haklarının kalmadığı anlaşılmaktadır.
. Bilindiği üzere; dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur.
Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, 6100 sayılı HMK.nun 125. maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre, iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçimlik hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir. Bu usul kuralının kendiliğinden (re’sen) gözetilmesi gerektiği de açıktır.
6100 sayılı HMK. nun 125. maddesi hükmü dava konusunun davacı tarafından üçüncü kişiye devredilmesi halinde devralan kişinin hukuk gereği davacı sıfatı ve buna bağlı olarak dava takip yetkisi kazanacağı ve davanın yeni davacı ile süreceği esasını getirmiştir.
Hal böyle olunca, davacılardan Mehmet,Elife,Solmaz ile davacılardan Ahmet mirasçılarından Gülizar,Hacıve Serkan’ın çekişme konusu 327 (yeni 107 ada 39) parseldeki paylarını temlik ettiği gözetilerek, öncelikle 6100 sayılı HMK. nun 125. maddesi uyarınca usuli işlemlerin yerine getirilmesi, bu yöndeki usulü eksiklik giderildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken anılan hususun göz ardı edilmiş olması doğru değildir.
Davacılar Zeynep ve Solmaz vekilinin temyiz itirazı belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.