Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/11905 E. 2014/14117 K. 15.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11905
KARAR NO : 2014/14117
KARAR TARİHİ : 15.09.2014

MAHKEMESİ : KARATAŞ SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/04/2014
NUMARASI : 2013/33-2014/80

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Talep; tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece; iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemi ile Asliye Hukuk Mahkemesinde 21/12/2011 tarihinde dava açıldığı, anılan mahkemece 27/03/2012 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, kararın temyiz edilmeyerek 29/05/2012 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin 14/02/2013 tarihinde başvurusu üzerine dava dosyasının görevli ve yetkili olduğu belirtilen Karataş Sulh Hukuk Mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, görevsizlik kararı veren mahkeme, görevsizlik kararında dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermekle yetinir; dava dosyasını kendiliğinden (re’sen) görevli mahkemeye gönderemez. Dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilebilmesi ve davaya görevli mahkemede devam edilebilmesi için görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin görevli mahkemeye başvurarak tebligat yaptırması gerekir (6100 sayılı HMK’nın 20.maddesi). Bu süre hak düşürücü süre niteliğinde olup, kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiği tartışmasızdır.
Somut olayda; görevsizlik kararı 29.5.2012 tarihinde kesinleştiği halde, davacı tarafça Yasada öngörülen süre geçtikten sonra dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için başvuruda bulunulmuştır.
Hâl böyle olunca; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20. maddesi dikkate alınarak görevsizlik kararını veren mahkemece “davanın açılmamış sayılmasına” karar verilmesi gerekirken, işin esası bakımından hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Davacı vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.