Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/15239 E. 2014/15738 K. 15.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15239
KARAR NO : 2014/15738
KARAR TARİHİ : 15.10.2014

MAHKEMESİ : TEFENNİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/02/2013
NUMARASI : 2012/189-2013/69

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar Halil ve Gülsüm vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …..raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, kayden paydaşı olduğu 1107 parsel sayılı taşınmazının 1-2 dönümlük bölümüne sınır komşusu 899 parselin veraseten iştiraken paydaşlarından olan davalıların buğday ekmek suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiş;yargılama sırasında ara karar doğrultusunda 899 parselin kayıt maliki Zehra n’ün diğer mirasçıları Hüseyin ve Halil davaya dahil edilmiştir.
Davalılar, paydaş davacının tek başına dava açamayacağı gibi 899 parsel kayıt maliki Zehra ‘ün tüm mirasçıları aleyhine davanın açılması gerektiğini,kadimden beri sınırın değişmediğini belirtip davanın reddini savunmuşlar; dahili davalılar ise cevap vermemişlerdir.
Mahkemece; davalılar ve dahili davalıların,davacının paydaşı olduğu taşınmaza haksız elatmasının keşfen saptandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacının tarla vasıflı 1107 parsel sayılı taşınmazın 1/5 oranında paydaş olduğu, komşu 899 parsel sayılı taşınmazın ise davalılar ve dahili davalıların mirasbırakanı Zehra adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi davalarında; öncelikle çap kaydının yada kayıtlarının getirtilerek tarafların tüm delilleri toplanılmalı, dosya keşfe hazır hale geldikten sonra yapılacak uygulamada çekişmeli yer ile yanların ellerinde bulunan kısımların sınırları, tarafların ortak beyanlarına göre açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır. Daha sonra belirlenen bu durum gözönünde tutularak, hazır bulundurulan kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilere kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada, hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak, takometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılmalı;bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve özellikle davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını, varsa miktarını açıkca gösteren kroki ve rapor alınmalıdır.
Somut olayda konu, tecavüzün varlığı dosyaya ibraz edilen her iki uzman bilirkişi raporlarında saptanmış olmasına karşın, tecavüz miktarları yönünden raporlar arasında çelişki bulunmaktadır.
Hâl böyle olunca, oluşturulacak 3 kişilik uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile yerinde yeniden pafta ve çap uygulamasının yapılması, uzman bilirkişi kurulundan yukarıda açıklanan ilkelere cevap verecek ve dosyaya ibraz edilen raporlardaki çelişkiyi giderecek kapsamda bilgileri içeren rapor alınması, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken çelişkili raporlardan birisine itibar edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.
Davalılar Halil ve Gülsüm vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.