YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19475
KARAR NO : 2014/6433
KARAR TARİHİ : 26.03.2014
MAHKEMESİ : KOZAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/03/2013
NUMARASI : 2012/64-2013/156
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davalılardan, L. K.’ın davadan önce öldüğü saptanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğrudur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davacının öteki temyiz itirazlarına gelince,
586 sayılı parselin davacıya 963 sayılı parselin davalı S.. B.. ve dava dışı kişilere, 1491 sayılı parselin de davalı M. K.’e ait olduğu kayden sabittir. Keşif sonucunda alınan bilirkişi raporunda; davacının taşınmazını Tesis Kadastrosundaki gibi kullanılmaya devam ettiği zeminde yapılan ölçü ile Tesis Kadastrosu değerlerinin eşleştirilerek yapılan çakıştırma neticesinde tespit edildiğinin ve bu sınırların Tesis Kadastrosundaki durumunu aynen koruduğunun, Alan hesabındaki farklılığın pafta tersimatındaki hatadan meydana geldiğinin, 963, 972, 1491 parsel numaralı taşınmazların davacıya ait 586 parsel numaralı taşınmaza herhangi bir müdahalesinin olmadığının 586 parselin yüzölçümü her ne kadar Tapu kaydında 18700.00 m2 yazmakta ise de bu parselin öteden beri 15159.00 m2 olarak kullanıldığı aradaki yüzölçüm farlılığının ilgilisinin Adana Kadastro Müdürlüğüne başvurusu halinde düzeltilebileceğinin belirtildiği, ancak davacının yaptırdığı ölçüm neticesinde düzenlenen 07.07.2011 tarihli krokide elatmanın saptandığı bildirilmiştir.
Haricen yapılan ölçüm neticesinde alınan raporda tecavüz saptanmış olmakla bu raporun mahkemece alınan raporla çelişkili olduğu açıktır. Öte yandan tersimat hatası var ise 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca başvuru halinde düzeltilebileceği de kuşkusuzdur.
Hâl böyle olunca, davacıya 3402 sayılı Yasanın 41, maddesi uyarınca başvuru yapması için süre verilmesi başvuru yapılırsa sonucunun beklenmesi aksi halde, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak mevcut kadastral duruma göre bir müdahale olup olmadığının belirlenmesi ve oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken tecavüz olup olmadığı tam olarak açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.