YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14124
KARAR NO : 2014/18443
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ : ANTALYA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/04/2014
NUMARASI : 2013/478-2014/224
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu,açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, bağımsız bölüme el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 4424 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu bağımsız bölümde davacılar ile dava dışı Kamile’nin 1/3 er oranda paydaş oldukları,davalının kayıtla bir ilgisinin olmadığı, davacıların, eldeki davayı 07.10.2013 tarihinde açtıkları, davalının ise davacılar tarafından aleyhine aynı taşınmaza ilişkin olarak elatmanın önlenmesi davası açıldığını davaların birleştirilmesi gerektiğini belirtip davanın esastan da reddini savunduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekten de, davacılar tarafından davalı aleyhinde aynı taşınmaza ilişkin olarak 27.04.2011 tarihinde Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/181 Esas sayılı dosyası üzerinden elatmanın önlenmesi davası açıldığı, bilahare 23.01.2012 tarihinde davayı ecrimisil davası olarak ıslah ettikleri ve anılan davanın derdest olduğu görülmektedir.
Hemen belirtmek gerekir ki, aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte (derdest) ise, aynı konunun (uyuşmazlığın) yeni bir dava konusu yapılması mümkün değildir (olumsuz dava şartı) . Çünkü aynı konuda iki dava açılmasında davacının hukuken korunmaya değer bir menfaati olmadığı gibi çelişik kararlar çıkması olasılığı karşısında da bu durumun benimsenemeyeceği kuşkusuzdur.Açıklanan nedenden ötürü 1086 sayılı HUMK’un 187/4. maddesinde ilk itiraz olarak nitelenen ve bu nedenle de eleştirilen bu müessese, 6100 sayılı HMK’nin 114/1-ı maddesi hükmü ile dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Somut olaya gelince; Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/181 Esas sayılı dosyası üzerinden başlangıçta elatmanın önlenmesi isteğiyle dava açılmış ise de, bilahare istek ecrimisil olarak ıslah edilmiş olduğundan elatmanın önlenmesi bakımından derdest bir dava olduğundan sözetme olanağı yoktur.
Hâl böyle olunca, işin esasının incelenmesi, iddia ve savunma doğrultusunda tarafların tüm delillerinin toplanması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu biçimde derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.