Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/14807 E. 2014/18803 K. 02.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14807
KARAR NO : 2014/18803
KARAR TARİHİ : 02.12.2014

MAHKEMESİ : BAYINDIR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/02/2014
NUMARASI : 2013/237-2014/79

Taraflar arasında görülen itirazın iptali davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, ecrimisil alacağının tahsiline ilişkin takibi yapılan itirazın iptali ve %20 icra inkar tazminatının tahsili isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davalıların kullanımının davacının onayına dayalı olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davalıların maliki olduğu bağımsız bölümü 6.8.2007 tarihinde satın alarak kayden malik olan davacı tarafından başlatılan ilamlı takipte 04.07.2008 – 04.07.2013 dönemine ilişkin olarak toplam 21.193, 84 TL ecrimisil talep edilmiş, davalıların süresinde borca itirazı üzerine davacı tarafından itirazın kaldırılması isteğiyle eldeki dava açılmış, davalılar maddi ihtiyaçları nedeniyle dava konusu taşınmazı davacıya sattıklarını, aralarında yapılan sözlü anlaşma gereği konut kredisinin ödenmesinden sonra taşınmazı geri alacaklarını, bu nedenle de davacıya bir çok ödemede bulunduklarını belirtip, 2008 ve 2011 yıllarına ait alıcısı davalının eşi olan Mehmet Aybey adına ödemeler yapıldığına ilişkin posta havale makbuzları ile 7.12.2010 ve 13.6.2011 tarihli Ziraat Bankasına ait banka havale dekontlarını dosyaya sunmuşlar, davacı ise bu ödemelerin 2007 ve 2008 yıllarına ait kullanım karşılığı olduğunu bildirmiştir.
Bilindiği ve Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesinde düzenlendiği üzere; ”Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”
Öte yandan Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olayların varlığını ispatla yükümlüdür.” düzenlemesini; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190/1.maddesi “ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda; davacı kayıt maliki olup, 3. kişi konumunda bulunan davalıların davacının onayı ile taşınmazı kullandıkları yönündeki savunmalarını ispatlamaları gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, davalı tarafın onaya dayalı kullanma savunmasının yukarıda belirtilen ilkeler ve yasal düzenlemeler gözetilerek araştırılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.