Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/2322 E. 2014/6461 K. 26.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2322
KARAR NO : 2014/6461
KARAR TARİHİ : 26.03.2014

MAHKEMESİ : KÜÇÜKÇEKMECE 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/04/2013
NUMARASI : 2013/10-2013/464

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkin olup, 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğü zamanında açılmıştır.
Davacı vekili, dava konusu 3346 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacının murisi F. A.’ın, tapu kaydındaki baba adı, doğum yeri ve doğum tarihinin tashih edilmesi için Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/457 esası ile açılan davaya karşı Sulh Hukuk mahkemesinin görevli olduğu ileri sürelerek itiraz edildiğini, işin aciliyeti sebebi ile Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davadan feragat ederek iş bu davayı açtıklarını ileri sürerek, muris F. A.’ın, tapu kaydına hatalı yazılan baba adının M. N., doğum yerinin İstanbul, doğum tarihinin 01/07/1905 olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/457 esas 2013/4 karar sayılı kararıyla taraflar arasında aynı konuda görülen davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve kesinleştiği; HMK 311.maddenin 1. Fıkrasının ilk cümlesi gereği, davadan feragatın maddi anlamda kesin hüküm gibi sonuç doğurduğu yani feragat nedeni ile reddedilen davanın, aynı konuda aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeniden açılamayacağı gerekçesiyle, davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, bu tür işler, 6100 sayılı HMK’nin 382/2-ç-1 maddesi gereğince çekişmesiz yargı usulüne göre sulh hukuk mahkemesinde ve taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan, aynı Kanunun 12. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür.
Öte yandan, tapuda isim tashihi davaları niteliği gereği çekişmesiz yargı işi olup verilen karar maddi anlamda kesin hüküm niteliğinde olmayıp ilgililerce yanlış hükmün düzeltilerek iptali her zaman istenebilir.
Kaldı ki; Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/457 esas sayılı davanın yargılaması sırasında davacı vekili tarafından verilen 4.1.2013 hakim havale tarihli feragat dilekçesinde, ” Sulh Hukuk mahkemesinin görevli olduğu ileri sürelerek itirazda bulunulması, duruşmanın 29/04/2013 gününe talik edilmesi, aciliyeti sebebiyle, iş bu davayı sulh hukuk mahkemesinde açmak üzere, nezdinizdeki davadan feragat ediyorum.” ibarelerinin yeraldığı, davacı tarafın görevli sulh hukuk mahkemesinde dava açılmak üzere asliye hukuk mahkemesinde açtıkları davadan feragat ettiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK’nun 311. maddesi ile feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, 307. maddesinde ise hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği düzenlenmiş ise de, somut olayda, haktan feragat edilmediği, görevli sulh hukuk mahkemesinde dava açılmak üzere asliye hukuk mahkemesinde açılan davanın geri alındığı kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, işin esasına girilmesi, iddia ve savunma doğrultusunda tarafların delillerinin toplanması, gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, hasıl olacak sonucu göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı vekilinin, bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.