Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/15293 E. 2014/18847 K. 02.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15293
KARAR NO : 2014/18847
KARAR TARİHİ : 02.12.2014

MAHKEMESİ : ÇUBUK SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/02/2014
NUMARASI : 2012/358-2014/93

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, tapu kaydındaki yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğiyle Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış; Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin 04.05.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesince , davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler başlıklı 20. maddesinde, “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, Asliye Hukuk Mahkemesince 11.04.2012 tarihinde görevsizlik kararı verilmiş, bu karar kanun yoluna başvurulmaksızın 04.05.2012 tarihinde kesinleşmiştir. HMK’nun 20. maddesi gereğince, 04.05.2012 tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde görevsizlik kararı veren mahkemeye başvurulması üzerine dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerekirken bu süre geçtikten sonra, davacı vekilinin 22.05.2012 tarihinde verdiği dilekçe ile dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır.İki haftalık süre hak düşürücü nitelikte olup, mahkemece re’sen gözetilir.
Hâl böyle olunca kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık sürenin dolması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken işin esasının hükme bağlanması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.