YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10174
KARAR NO : 2014/15778
KARAR TARİHİ : 16.10.2014
MAHKEMESİ : BODRUM 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/04/2012
NUMARASI : 2011/71-2012/173
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar ve davalı-karşı davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi….. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl, karşı ve birleşen davalar elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, ortak alanlara tecavüz edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile tecavüzlü muhtesatın ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, asıl davanın davacılar S.. M.., Turhan … ve Y.. G.. tarafından, davalılar Serdar Gökçe M.. M.., N.. G.. ve Ali aleyhine elatmanın önlenmesi ve yıkım istemiyle maktu harç yatırılmak suretiyle açıldığı, davalılardan N.. G.. ve A.. M..’un asıl davacılar aleyhine 24.11.2005 tarihli dilekçe ile yine ortak alanlara müdahale iddiası ile elatmanın önlenmesi ve yıkım istekli karşı dava açtıkları, Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/987 Esas sayılı dava dosyası ile; davacı Edibe arafından asıl davanın davacılarından S.. M.. aleyhine elatmanın önlenmesi ve yıkım istekli olarak maktu harç yatırılmak suretiyle açılan davanın 18.10.2006 tarihli kararla asıl dava ile birleştirilmesine karar verildiği, davacı-karşı davalı S.. M..’un da bu davacı aleyhine maktu harç yatırmak suretiyle karşı dava açtığı, davacılardan S.. M.. ve Y.. G..’ün 18.10.2006 tarihli duruşmada davalılardan Serdar aleyhine açtıkları davadan feragat ettiklerini beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, asıl, karşı ve birleşen davaların taşınmaz malın aynına yönelik olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı ve belirlenen bu değer üzerinden Harçlar Kanununun 26, 27, 28, 30 ve 32 maddelerinin öngördüğü şekilde işlemlerin yerine getirileceği ve gerekli olan harcın alınacağı tartışmasızdır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun (temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın) mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Öte yandan 1086 Sayılı HUMK’nun 388/son (6100 Sayılı HMK 297/2) maddesi uyarınca, hüküm sonucu kısmında; istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olaya gelince; asıl, karşı davalar ve birleşen davanın maktu harç yatırılmak suretiyle açıldığı, yargılama sırasında da harç ikmali yapılmadığı gibi, karşı davalar ve birleşen dava hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, mahkemece yalnızca davanın kabulüne denilmek suretiyle hüküm oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi ve yıkım istekleri ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde yargılamaya devamla, asıl, karşı ve birleşen davalardaki elatmanın önlenmesi ve yıkım istekleri bakımından HUMK’nun 381 ve 388/son (6100 Sayılı HMK’nun 294,297/2) maddeleri gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususların göz ardı edilmiş olması doğru değildir.
Davalılar ve Davalı-Karşı davacıların temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.