Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/9514 E. 2014/18303 K. 25.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9514
KARAR NO : 2014/18303
KARAR TARİHİ : 25.11.2014

MAHKEMESİ : KÖRFEZ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/12/2012
NUMARASI : 2011/748-2012/897

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 25.11.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı M.. Ö.. vekili Avukat Y.. Z.. Ü.. geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davacı A.. G.., davacı İ.. Ö.. ve temyiz edilen vekili Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve mirasbırakan adına tescil ile üçüncü kişilere satılan taşınmazların bedelinin miras payı oranında tahsili isteğine ilişkin olup, davacının karardan sonra ölümü ile hüküm mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, mirasbırakan annesi V.. C..’un adına kayıtlı tüm taşınmazlarını mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı oğluna satış suretiyle temlik ettiğini, ayrıca davalının yine mirasa konu bir kısım malları da iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere devrettiğini ileri sürerek tapu iptal ve mirasbırakan adına tescil ile üçüncü kişilere satılan taşınmazların bedelinin miras payı oranında tahsili isteğiyle eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, semenin mutlaka para olması şart olmayıp belli bir hizmet ya da emek de olabileceği, davalının ölene kadar mirasbırakanla ilgilendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; tarafların mirasbırakanı V.. C..’un 14.10.2011 tarihinde dul olarak öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı kızı ile davalı oğlu Muammer ve dava dışı kızı Makbule’yi bıraktığı anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesi içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre, muvazaalı olarak temlik edildiğini ileri sürülen taşınmazların öncelikle tapu kayıtlarının iptali ile tereke adına tescili istendiğinden, bu durumda mirasçıların davada elbirliği halinde hareket etmeleri gerektiği ve tümünün davada taraf olarak yer alması gerekmesine rağmen dava dışı mirasçıların olduğu anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca, davaya katılmayan ortak mirasçı Makbule’nin olurunun alınması yada miras şirketine TMK’nin 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
Davacı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2013 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden davacı vekili için 1.100.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, 25.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.