YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20796
KARAR NO : 2014/8889
KARAR TARİHİ : 29.04.2014
MAHKEMESİ : SAKARYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/09/2013
NUMARASI : 2013/44-2013/412
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Makemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu 1200, 1208, 2528, 2531, 2532, 2540, 2541, 2484 parsel sayılı 8 parça taşınmazı davalıların haklı bir sebebe dayalı olmaksızın ekip biçmek suretiyle kullandıkları ileri sürülerek, elatmanın önlenmesi isteğiyle eldeki dava açılmış, mahkemece 1200, 1208 ve 2540 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklı bir hakkı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine; diğer taşınmazlar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından 1208 parsel sayılı taşınmaza hasren kayıt maliki olduğundan sözedilerek temyiz edilmiştir.
Gerçekten de; dava konusu Ç.mevkiinde bulunan 1208 parsel sayılı taşınmazın davacı Rafet adına kayıtlı olduğu, davacının temyiz itirazında ibraz ettiği çap kaydından görülmektedir. Esasında davacı dava dilekçesinde dava konusu taşınmazların mevkiilerini Ç. ve B. mevkii olarak belirtmiş, mahkemece dava konusu taşınmazlara ilişkin sadece Budaklar mevkiine ait kayıtlar getirtilmiş, 1208 parselde davacının kayıttan kaynaklı bir hakkı olmadığı saptanarak bu parsel yönünden davanın reddi cihetine gidilmiştir. Halbuki dava konusu taşınmazın Ç. mevkii 1208 parsel olduğu ve davacı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; anılan parsel yönünden, mahallinde keşif yapılıp, davacı ve davalı delillerinin tamamı toplandıktan sonra gerçekten de davalıların haksız eltamalarının olup olmadığı saptanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerledirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.