Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/17187 E. 2014/17883 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17187
KARAR NO : 2014/17883
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

MAHKEMESİ : ÇUBUK SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/03/2013
NUMARASI : 2012/314-2013/239

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava,tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltimesi isteğine ilişkindir.
Davacı,murisinin 31 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “Şerban vereseleri” ve 355 ve 461 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında ise “Hasan kızı Şerban” olarak yazılı isminin nüfus kaydına uygun “Hasan kızı Ş.. A..” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece,iddianın sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, Tapu Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Dosya içeriği, toplanan deliller ve eksiğin tamamlanması suretiyle getirtilen belgelerden; dava konusu 31,355 ve 461 parsel sayılı taşınmazların “tapu kayıtları esas alınarak intikal,taksim ve zilyetlik nedenine dayalı olarak tapulamaca olarak Hasan kızı Şerban vereseleri” adına 1950 yılında tespit edildiği itiraz üzerine komisyon kararı ile itirazın reddine karar verilerek 1984-1985 yılında tespit gibi tescil edildiği tapuda isminin düzeltilmesi istenen davacının murisi “Ş..A..”‘nun nüfus kayıtlarına göre, Hasan ve Abdullah kızı 01.07.1894 doğum ve 12.09.1921 ölüm tarihli Ankara ili … ilçesi … köyü 19 numaralı hanede kayıtlı olduğu,1886-1947 tarihleri arasında yaşayan İbrahim ve 1891-1951 tarihleri arasında yaşayan Mustafa isminde iki kardeşinin olduğu, Nüfus Müdürlüğünün yazı cevabından kadastro tutanağında adı geçen “İbrahim kızı Şerban” isminde kayda rastlanmadığı,kolluk marifetiyle yapılan araştırma yazı cevabından tapu kayıt maliki “Hasan kızı Şerban” isminde kimsenin bulunmadığı ve tanınmadığı,İlçe Tapu Müdürlüğünün yazı cevabından ise 31 parsel taşınmazın dayanağı 277 tarih 80 sıra no ve 1.5.1930 tarih ve 4 nolu tapu kayıtlarının tespit edilemediği buna karşın 355 parsel taşınmazın dayanağı 277 tarih 80 sıra no ve 1.5.1930 tarih ve 6 sıra no tapu kayıtları ile 461 parsel sayılı taşınmazın dayanağı 316 tarih 39 sıra no ve 1.5.1930 tarih ve 3 sıra no tapu kayıtları hakkında bilgi verilmediği gibi 31 ve 355 parsel sayılı taşınmazların tesciline dayanak komisyon kararlarının gönderilmediği, keşif yerinde dinlenen mahalli bilirkişilerin taşınmazın davacının murisi “Ş.. A..”‘na kardeşleri ile birlikte babaları Hasan’dan intikal ettiğini bidirdikleri anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere,taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme taleplerinin kaynağını oluşturur. Bu tür işlerde kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu tür işler, 6100 sayılı HMK’nin 382/(2). fıkrasının ç-1) bendi gereğince çekişmesiz yargı usulüne göre sulh hukuk mahkemesinde ve taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan, aynı Kanunun 12. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür ve işin niteliği itibarıyla maktu harç alınır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi ve tespit taleplerini, tapu maliki ile mirasçıları isteyebilir.
Bunun yanı sıra, 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda murisin kimlik bilgilerinin düzeltmesini isteyebilir. Ayrıca bu işlerin, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak talep eden kişinin takip yetkisi vardır.
HMK’nin geçici birinci maddesi gereğince “Bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmayacağından” kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra yapılan taleplerin tapu müdürlüğüne ilgili sıfatıyla yöneltilerek yapılması gerekir. Bu tür işlerde mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı ve kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir:
1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen talep konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus müdürlüğünden, talep konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarında bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak telep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hâlâ kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında talebin kabulü yoluna gidilmelidir.
Talebin niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu müdürlüğü ilgili sıfatıyla yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme elverişli ve yeterli olduğu söylenemez.
Hal böyle olunca; geri çevirme neticesinde istenilen ancak temin edilmeyen dava konusu 31 parsel taşınmazın dayanağı 277 tarih 80 sıra no ve 1.5.1930 tarih ve 4 nolu tapu kayıtları ile 355 parsel taşınmazın dayanağı 277 tarih 80 sıra no ve 1.5.1930 tarih ve 6 sıra no tapu kayıtları ve 461 parsel sayılı taşınmazın dayanağı 316 tarih 39 sıra no ve 1.5.1930 tarih ve 3 sıra no tapu kayıtları ile 31 ve 355 parsel sayılı taşınmazların tesciline dayanak komisyon kararlarının öncelikle İlçe Tapu Müdürlüğü’nden gerektiğinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığı’ndan temin edilmesi,dava konusu taşınmazları bilen yaşlı ve tarafsız kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişi ve sağ iseler tutanak bilirkişilerinin ve komşu taşınmaz maliklerinin de katılımı ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılması mümkün olduğu takdirde taşınmazlarda diğer paydaşların beyanlarına başvurulması,taşınmazı kimin hangi tarihten beri ne şekilde tasarruf ettiğinin tespit edilmesi,dava konusu taşınmazlara ilişkin daha önce başka bir paydaş (İbrahim oğlu Hasan Aktaşoğlu) tarafından Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/219 E. sayılı dosyası üzerinden açılan ve Mahkemenin 08.03.2004 tarih 2004/138 K. sayılı kararı ile kabul edilen ve deracattan geçmek suretiyle kesinleşen tapu kaydında düzeltim dava dosyasının temin edilip incelenmesi, taşınmazların kadastro tespitinde adı geçen paydaş …….. T.C. Kimlik nolu “İbrahim oğlu H.. A..”‘ın kardeşlerini gösterir vukuatlı nüfus kayıt örneklerinin ve kadastro tutanağında adı geçen “İbrahim kızı Şehriban” ve mülkiyet sutununda adı geçen “Hasan kızı Şerban” isminde kimselerin taşınmazın bulunduğu ….. köyü nüfusuna kayıtlı olup olmadığı sorularak var ise ana,baba ve kardeşlerini gösterir nüfus kayıt örneklerinin İlçe Nüfus Müdürlüğü’nden temin edilmesi ve tapu kayıtları ile bağlantı kurulması,tapu kayıt maliki “Hasan kızı Şerban”‘ın kadastro tutanağında baba isminin “İbrahim” ve kardeşinin “İbrahim oğlu Hasan” olduğunun belirtildiği gözetilerek bu çelişkilerin giderilmesi,mülkiyet nakline yol açmamak için yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma yapılarak ve tapu ve nüfus kayıtları arasında bağlantı sağlanarak gerçek malikin kim olduğu şüpheye yer vermeyecek şekilde saptandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve soruşturmaya dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Davalı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.