YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13891
KARAR NO : 2014/19136
KARAR TARİHİ : 08.12.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/06/2013
NUMARASI : 2010/350-2013/192
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi Dilek … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının dava dışı kiracı Nazan’a gönderdiği tahliyeye ilişkin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün sonrası için ecrimisil talebinde bulunabileceği, anılan sürenin dava tarihinden sonraki bir tarihe isabet ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden, dava konusu 1288 ada 8 parseldeki 2 nolu bağımsız bölüm dava dışı Nazan’ın iken dava dışı G. E. temlik ettiği, satın alan Gülsüm tarafından dava konusu bağımsız bölümde banka lehine ipotek tesis edildiği, davalı Meryem’in bağımsız bölümü üzerindeki ipotek yükü ile devraldığı, Alacaklı Garanti Bankası tarafından davalı Meryem ve dava dışı Gülsüm aleyhine 30.04.2004 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle başlatılan takip sonucunda yapılan 25.02.2008 tarihli ihale ile davacının taşınmazı satın aldığı, bilahare adına 12.08.2010 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.
4721 sayılı TMK’nin 705.maddesinde “Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” denilerek, mülkiyetin kazanılması ve tescil koşulları düzenlenmiştir, İİK’nun 134/1 maddesinde ise “İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır.” hükmüyle, cebri ihale sonucu mülkiyetin kazanılması ve ihale kesinleşinceye kadar taşınmazın idare ve korunma şekli belirlenmiştir.
Bu yasal düzenlemelere göre ihale ile taşınmazı satın alan kişi veya kurum taşınmazın mülkiyetini ihalenin kesinleşmesi halinde ihale tarihinde kazanmış olur.
İİK’nun 135/2. maddesinde ise “Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akte dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise onbeş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur” denilmiştir. Anılan yasa hükmüne göre, ihale yoluyla satılan taşınmazın kayıt maliki dışındaki üçüncü kişiler tarafından işgali halinde uygulanma olanağı bulmaktadır. Alıcıya ihale edilen taşınmaz kayıt maliki dışındaki kişi yada kişiler tarafından işgal edilmekte ise İİK’nun 135/2 maddesindeki açıklamaları içeren ihtarnamenin işgalciye gönderilerek 15 günlük süre tanınması ondan sonra ecrimisil isteğinde bulunulması gereklidir.
Somut uyuşmazlıkta, cebri ihale 25.02.2008 tarihinde yapılmış olup davalı tarafından açılan ihalenin feshi davası reddedilerek 02.07.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Öte yandan, cebri ihaleyle satılan 2 numaralı bağımsız bölümde dava dışı olan, ancak kayıt maliki ve icra dosyasının borçlusu olan davalı Meryem’in kiracısı Nazan’ın 08.10.2010 tarihine kadar oturmakta olduğu anlaşıldığından davalının iyiniyetli olduğundan söz edilemez. Bu durumda davalıya İİK’nun 135/2. maddesi uyarınca ihtarname keşide etmeye gerek bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; İcra İflas Kanunu’nun 134. maddesinin 1. fıkrası ve Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesinin 1. fıkrası gözetilerek ihale tarihinden eldeki davanın açıldığı 24.08.2010 tarihe kadar olan süre için bilirkişi incelemesiyle belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken mahkemece dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.