Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/687 E. , 2021/8619 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/687
Karar No : 2021/8619
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :…Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; 2009 yılında yüklenilen katma değer vergilerinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacı şirket tarafından 2009 yılına ait katma değer vergilerinin katma değer vergisi iade tasdik raporuna istinaden Kasım/2010 beyannamesi ile 151.000,00-TL olarak iadesinin talep edildiği, sonra verilen düzeltme beyannameleri ile, aynı döneme ilişkin iade talebinin 271.705,72-TL olarak arttırıldığı, davalı idarece 119 seri nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin 6. maddesi uyarınca, izleyen yıl içerisinde talep edilen iade tutarının, aynı yıl içerisinde düzeltme beyannamesi ile artırılmasının öngörüldüğü, iadesi gereken katma değer vergilerine ilişkin düzeltme beyannamelerinin yıl geçtikten sonra arttılması mümkün olmadığından bahisle reddedilmiş ise de; kişilerin bir takım haklarının kısıtlanmasını veya bir haktan yararlandırılmasının belirli sürelerle sınırlandırılmasını öngören düzenlemeler Anayasa’nın belirlediği sınırlar dahilinde, ancak kanunlarla yapılabileceğinden, böyle bir düzenlemenin tebliğ ile yapılmasının mümkün olmadığı, ayrıca Tebliğin, 23/06/2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandığı ve bu Tebliğin yayımından sonraki iade taleplerine uygulanmak üzere indirimli orana tabi işlemler kapsamında yapılacak iadelere ilişkin usul ve esasları belirlediği belirtilmiş olduğundan, o tarihte yürürlükte bulunan vergi kanunlarında da iade talepleri konusunda herhangi bir süre sınırlandırması öngörülmediğinden, bu tür taleplerin, vergi kanunlarındaki genel zamanaşımı süresi içerisinde her zaman yapılabileceğinin kabulü zorunlu olduğundan, davacı şirket tarafından 2009 yılına ait katma değer vergilerinin verilen düzeltme talebi doğrultusunda iadesi talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı şirket tarafından; 2009 yılında yüklenilen katma değer vergilerinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen kabul kararı davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
3065 sayılı katma Değer Vergisi Kanununun 29/2. maddesinde, ”Bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin vergiye tâbi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki farkı sonraki dönemlere devrolunur ve iade edilmez. Şu kadar ki, 28. madde uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan vergi, bu mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin % 51’i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında bulunan işletmeler ile organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsuben ödenir. (5838 sayılı kanunun 12. maddesiyle değişen ibare) Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergi izleyen yıl içinde talep edilmesi şartıyla nakden veya mükellefin yukarıda sayılan borçlarına mahsuben iade edilir. Bakanlar Kurulu, vergi nispeti indirilen mal ve hizmet grupları ile sektörler itibariyle iade hakkını kısmen veya tamamen ya da amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisi ile sınırlı olmak üzere kaldırmaya; Maliye Bakanlığı, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
Bu yetkiye dayanılarak 11/07/2006 gün ve 26225 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 99 seri nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde aylık ve yıllık iade taleplerinin beyannamede gösterileceği, indirimli orana tabi işlemlerden doğan iade alacağının yılı içinde mahsuben iade edilemeyen kısmının, izleyen yıl içinde mükellefin isteğine bağlı olarak, nakden veya mahsuben iade edilebileceği, iade talebinin en erken izleyen yılın Ocak dönemine ait olup Şubat ayı içinde verilecek, en geç Kasım dönemine ait olup Aralık ayı içinde verilecek KDV beyannameleri ile yapılabileceği belirtilmiş, 23/06/2012 gün ve 28332 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 119 seri nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde de, iade alacağının ait olduğu aylık dönemde mahsuben iadesinin talep edilmesinin ihtiyari olduğu, bu sebeple indirimli orana tabi işlemleri bulunan mükelleflerin hak kazandıkları iade miktarını cari yılın sonraki dönemlerinde mahsuba konu edebilecekleri gibi, bir sonraki yılda da talep etmeleri şartıyla nakden veya mahsuben geri alabilecekleri, ancak süresinde iade hakkını kullanmayan mükelleflerin, daha sonra düzeltme beyannameleri ile iade talebinde bulunmalarının mümkün olmadığı açıklanmıştır.
Katma Değer Vergisi Kanununun yukarıda belirtilen hükmü uyarınca indirimle telafi edilemeyen verginin mükelleflere iadesi mümkün ise de iadeye konu vergilerin öncelikle süresinde verilen beyannamelerde gösterilmesi, süresinde verilen beyannamelerde gösterilmemiş olması halinde de izleyen yıl içerisinde verilen beyannamede gösterilerek iadesinin talep edilmesi gerekmektedir.
Olayda, davacı şirket tarafından 2009 yılına ait katma değer vergilerinin katma değer vergisi iade tasdik raporuna istinaden Kasım/2010 beyannamesi ile 151.000,00-TL olarak iadesinin talep edildiği, sonra verilen düzeltme beyannameleri ile, aynı döneme ilişkin iade talebinin 271.705,72-TL olarak arttırıldığı, davalı idarece 119 seri nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin 6.maddesi uyarınca, izleyen yıl içerisinde talep edilen iade tutarının, aynı yıl içerisinde düzeltme beyannamesi ile artırılmasının öngörüldüğü, iadesi gereken katma değer vergilerine ilişkin düzeltme beyannamelerinin yıl geçtikten sonra arttılması mümkün olmadığından bahisle reddedildiği görülmüştür.
Kanunda iade hakkının, iadenin doğduğu yıl ile izleyen yıl içerisinde kullanılmak şartıyla getirildiği dikkate alındığında, kabul kararı verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.